Diyar-i Türk
Diyar-i Türk

DOST’a ve Dostlara Dostça!

Bulgaristan’da hafta sonu “seçim” adı altında bir komedi sahnelendi. Avrupa Birliğinin dönem başkanlığına hazırlanan ülkede demokrasi katliamı adına ne gerekiyorsa yapıldı. Sanırım bunun en güzel ispatı da, ATAKA Eşbaşkanının bugün yaptığı; “Türkiye’de yaptığımız çalışmalarla gurur duyuyorum. Her sandık kurulunda iki temsilcimiz vardı ve seçmenlerin başka bir sandıkta oy kullanmadıklarına dair beyan formlarının yoğun olarak dışarıda […]

28 Mart 2017 - 3:25 'de eklendi ve 2598 kez görüntülendi. A+A-

DOST’a ve Dostlara Dostça!

Bulgaristan’da hafta sonu “seçim” adı altında bir komedi sahnelendi. Avrupa Birliğinin dönem başkanlığına hazırlanan ülkede demokrasi katliamı adına ne gerekiyorsa yapıldı. Sanırım bunun en güzel ispatı da, ATAKA Eşbaşkanının bugün yaptığı; “Türkiye’de yaptığımız çalışmalarla gurur duyuyorum. Her sandık kurulunda iki temsilcimiz vardı ve seçmenlerin başka bir sandıkta oy kullanmadıklarına dair beyan formlarının yoğun olarak dışarıda doldurulmasını sınırlamayı başardık ve bunun sonucunda sadece 20 bin kişi oy kullanabildi. Aksi takdirde DOST Birliği Koalisyonu meclise girmeyi başaracaktı” açıklaması olsa gerek.

İsterseniz Bulgar tarafının rezaletlerinden önce kendimize bir bakalım. Yani ilk önce iğneyi kendimize batıralım!

Ne diyor ATAKA lideri?

“Biz ilk önce kapıları tuttuk, Türklerin ülkeye girip oy kullanmalarını engelledik, sonra da Türkiye’ye gidip orada kullanılan oy sayısını en aza nasıl indirebiliriz, onun çalışmasını yaptık”

Peki, bizim milletvekilimize ülkeye giriş yasağı koyan, insanlarımızı kapıdan almayan bir ülkenin bu faşistlerine karşı biz nasıl bir önlem aldık? Bence hiçbir şey yapmadık ne yazık ki…

Gelelim Türk seçmenlerinin tercihlerine;

Bir kere bu seçimin en büyük mağlubu kesinlikle HÖH’tür! Yıllardır Türklerin oylarıyla parlamentoda yer alan bu parti, bu seçimlerde tam anlamıyla bir hezimet yaşamış, oyları 14.80’den 8.90’a, meclisteki sandalye sayısı da 38’den 26’ya düşerken, elde ettiği bu sonuçla hem oy oranı, hem de sandalye sayısı olarak Avrupa’nın bile “faşist” olarak tanımladığı koalisyonun altında yer almıştır.

HÖH ayrıca bu seçimde neredeyse tüm kalelerinde oy kaybetmiştir.

Bir önceki seçimde, Lütfi Mestan liderliğinde; Şumen’de birinci olan HÖH, bu seçimde bu bölgede üçüncülüğe, yine geçtiğimiz dönem birinci olduğu Silistre’de ise ikinciliğe gerilemiştir.

HÖH geçen seçimde ikinci olduğu; Blagoevgrad, Smolyan ve Haskova’da bu seçimde üçüncü, Burgaz ve Dobriç’de de dördüncü sıraya gerilemiştir. Bir önceki seçimlere göre yaklaşık 6 puanlık bir kayıp yaşayan HÖH’ün bu oylarının 3 puanlık kısmını DOST Birliğine gittiğini varsaydığımızda, geriye kalan 3 puanın da, başta GERB olmak üzere Bulgar partilerine gittiği aşikârdır. Türk seçmenin bu kararında, ekonomik ve siyasi istikrar beklentisi kadar, HÖH yönetiminin faşistlerle kol kola yürüme kararı da etkilidir.

 Irkçı Valeri Simeonov bugün yaptığı açıklamada; “Bizim baş düşmanımız Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) ve onun yavrusu DOST’tu” diyor. Tabi buna katılmak mümkün değil. Çünkü DOST HÖH’ün yavrusu değil. Ancak, ATAKA’cıları aday yapan HÖH,  artık onların yavrusu!

İsterseniz seçimlere birde DOST Birliği penceresinden bakalım;

Bir kere, her şeyden önce yeni kurulan bir parti olarak hazırlıksız yakalandılar. Henüz teşkilatlanmalarını tamamlayamadan erken seçimle karşı karşıya kaldılar. Bu durum DOST için en büyük dezavantaj oldu. Ancak DOST yönetimi de bize göre bir takım yanlış politikalarda uyguladı.

Dünyanın neresine giderseniz gidin, bizim insanımız içinden birilerinin kendini temsil etmesini ister. Şimdi siz, sırf Pomak kökenli diye Burgaz vekilini, hem Smolyan hem de Blagoevgrad’dan liste başı yaparsanız, birinden 2.68, diğerinden de 2.36 alırsınız. O zamanda hem bu iki bölgeye, hem de Burgaz’a yazık edersiniz. İnanın bu iki bölgede, şimdiye kadar siyasete girmemiş, iki yeni isimle yola çıksaydınız, çok daha iyi sonuç alırdınız.

Bu duruma bir başka örnek; Razgradlı Şumen Burgaz’a gönderiyorsunuz ( Bu arada bana göre aldığı sonuç Kırcaali’den bile daha mükemmel), peki Rusçuk’a neden gönderiyorsunuz? Bari diğer bölgesi de Razgrad olsaydı, en azından memleketinde hemşehrileri sahip çıkar, milletvekili seçilemese bile oy artışı sağlardı.

Şayet siz, Bulgaristan’da yaşayan tüm halkları kucaklayan bir merkez partisi olduğunuzu iddia ediyorsanız, Filibe’ye Kırcaali’den ya da Pazarcık’tan aday ithal etmeyeceksiniz.

CHP İzmir’de Romen kökenli bir vatandaşı aday gösteriyorsa, sizde yaklaşık 50-60 bin Romen’in yaşadığı bu şehirdeki iki bölgeye bu insanlardan birer isim koyacaksınız, aksi takdirde büyüyemezsiniz ve merkez partisi olamazsınız.

Bu uygulamayı yaptığınız zaman bir sıkıntı daha ortaya çıkıyor. İnsanlar diyor ki; “Bunlar içinde Türklük filan hikâye, DOST Partisi Genel Başkanı ve yardımcıları ile, HŞP’nin eski ve yeni genel başkanları garanti gördükleri yerleri kapmışlar, gerisi de Allah kerim”

HÖH’ü her konuda eleştirdik, ama bu konuda hakkını teslim edelim. Genellikle yerel adaylar gösteriyorlar, insanlara kendi insanını seçme hakkı sunuyorlar ve azda olsa sonuca ulaşıyorlar. Ne yazık ki DOST bunu yapamadı ve bize göre bu yüzden ciddi bir zarar gördü.

Gelelim Türkiye’deki göçmen derneklerine;

Çok büyük bir bölümü DOST Partisine destek verdi, çünkü Bulgaristan Türklüğünün geleceğinin bu partinin göstereceği performansa bağlı olduğunu onlarda gördüler.

Söylemeden edemeyeceğim, ama halen Metin Şentürk’ün bile gördüğünü göremeyen 11 bin kişi vardı Türkiye’de, bu seçimlerde HÖH’e oy veren!

Bu oyları niçin ve hangi mantıkla verdiniz, halen merek ediyorum doğrusu. Siz buraya neden geldiniz, kim gönderdi? Bu oyları verirken; Türkan Bebeği, şehitleri, Belene’yi, sürgünleri hiç mi düşünmediniz?

Zaman zaman yazılarımıza yorumlar geliyor, ‘Ak Parti Bulgaristan’da Türkleri böldü” filan deniliyor. Sanırım HÖH’ün aldığı bu oylarda iç politika etkili oluyor, diğer partilere oy veren çifte seçmenler; “Vay efendim, bu partiyi AK Parti kurdurmuş, biz de o zaman diğer partiye oy verelim mantığıyla hareket ediyor. En azından böyle bir yaklaşım ile kendimizi avutalım.

Defalarca yazdık, yine yazacağız; bir kere DOST’u AK Parti filan kurdurmadı.

Çünkü Ahmet Doğan Lütfi Mestan’ı HÖH’ten ihraç edesiye kadar ortada DOST filan yoktu. DOST, Mestan ihraç edilesiye kadar ortada yoktuysa, o zaman bu partiyi kuran AK Parti ve Tayyip Erdoğan değil, onu ihraç eden Ahmet Doğan!

Birkaç eleştirimizde göçmen derneklerine olacak!

Bunlardan birincisi, Türkiye’deki oy kullanma işlemleri ile ilgili. Malumunuz olduğu üzere bu seçimlerde oy kullanmak için form doldurmak gerekiyordu. Bu işlemde iki şekilde yapılıyordu. Bunlardan birincisi internet ortamında, diğeri ise sandık başında idi. İnternet ortamında, Türkiye’den oy kullanmak için form dolduran sayısı 19 bin. Ancak bu seçimde DOST 22 bin, HÖH ise 11 bin oy almış. Yani 33 bin oy kullanılmış. Anlayacağınız sandık başında 14 bin form doldurulmuş. Adımız gibi eminiz ki, internetten başvuru yapanların büyük bölümü de HÖH seçmeni. Sonra seçim akşamı çıkıyor, “sandığa gidenlerin en fazla üçte biri oy kullanabildi” diye açıklama yapıyorsunuz. Ne olurdu, bir komisyon kursaydınız, insanlara internetten form doldurtsaydınız, bilmeyenlere yardımcı olsaydınız? O zaman sandık başında bu izdiham yaşanır mıydı, bu oy kaybı olur muydu? Kim bilir belki de, DOST barajı aşacak ve hükümet ortağı olacaktı.

Bir diğer sıkıntı ise Bulgaristan’a gönderdiğiniz seçmenler. Yahu hiç mi incelemediniz, hiç mi araştırmadınız. Otobüse bineni yola çıkartmışsınız be kardeşim! Kırcaali’ye 12 bin kişi gidiyor, DOST 18 bin oy alıyor! Ne yani, sizin otobüsler kalkmasaydı, DOST orada 6 bin mi oy alacaktı?

Ben Türkiye seçmenleri ile ilgili bir mantık yürütmüş, en sağlıklı desteğin AK Parti’den alınacağını düşünerek şöyle demiştim; “Türkiye’de 400 bin seçmen olduğunu varsayalım, AK Parti % 50 oy aldığına göre, bu seçmenin yarısı AK Partili olsun, hadi o da olmasın, % 25’i, yani 50 bini AK Partili olsun, sizde AK Partili belediyelerin imkânlarıyla bunları Bulgaristan’a gönderin”

Peki, ben bunu neden söyledim? Hani diyorlar ya; “DOST’u AK Parti kurdu” diye. Şayet bu iddia doğru olsaydı bunu yaparlardı. Ayrıca yapmaları da gerekirdi. Ancak ne yazık ki bunu yapmadılar, ‘Bu ters teper’ cevabını verdiler. Çünkü herkeste kuyruk simit! Çünkü herkesin bir hesabı var! Kimse kimseden yardım istemiyor. Büyükler sorduğunda da “Her şey yolunda efendim, siz merak etmeyin, Allah’ın izniyle zafer yakındır” cevabı veriliyor. Peki neden? Çünkü yarın bir gün buralarda topladıkları bonuslarla meydanlara çıkacaklar, göçmenin oyuyla; milletvekili, belediye başkanı, meclis üyesi, bürokrat olmaya çalışacaklar.

Tanıdığınız, tanımadığınız, önünüze geleni otobüse bindireceğinize, sağlam 10 bin kişi yollasaydınız çok daha iyiydi. Çünkü yolladığınız 20 binin en az 10 bini HÖH’e oy verdi, bu da 20 bin oy demektir!

 

Farkındayım yazı uzadı. Ama sonuçta bu bir analiz yazısı ve tarihe not düşmek gerek. Ve bu bağlamda birkaç kelamda, çakma STK’lar ve kendini ‘kanaat önderi1 zanneden, menopozlar ve andropozlar, hatta şizofrenler için etmek gerek sanırım bu vesile ile!

Size iki örnek vereceğim;

Bu ruh hastalarından biri şunları yazıyor; “Her şeye rağmen Bulgaristan’da yaşayan Türkler, ilk partileri olan Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisine bağlı kalarak  %8.98 oy ile 4.cü parti olmayı başardılar

Türkiye tarafından 2012 yılında kurulan ve arada kaybolan Hürriyet ve Şeref Partisi NPDS ile 24 Kasım 2016 da yaşanan Rus uçak krizinden sonra kurulan Dost Partisi parlamentoya giremeyecekleri anlaşılınca, Dost Birliği adı altında birleşerek, anca %2.91 oy alarak maalesef parlamentoda temsil gücü yakalayamamıştır.

Bölünme gerçekleşmemiş olsaydı % 10 üzerinde yine 3 ‘ü parti olma özelliğini koruyacaklardı.

Totaliter rejimden demokrasiye geçen Bulgaristan’da 4 Ocak 1990 tarihinde kurulan Hak ve Özgürlükler Hareketi her zaman parlamentoda yer almış, Bulgaristan siyasetinde kilit rol oynamıştır.

Görünen o ki; Bulgaristan’da Türk olarak yaşamak ile Türkiye’de yaşamak arasında büyük fark vardır.

Bu nedenle Bulgaristan’da çok partiye ihtiyacımız yoktur.
Türk Milli şuur ateşine, Anadilimizin okullarda okunmasına, Türk varlığımızın korunmasına ihtiyacımız vardır.

Şimdi bu geri zekalılara cevap vermeyince kendilerini bir halt sanıyor! Üç-beş Türkiyeli muhatap bulunca da kendilerini kanaat önderi ilan ediyor

Ben bunlara “geri zekâlı” diyorum, çünkü yazdıklarının ne anlama geldiğini bilse bunları yazmaz. Şimdi bu menopoz diyor ki; “Totaliter rejimden demokrasiye geçen Bulgaristan’da 4 Ocak 1990 tarihinde kurulan Hak ve Özgürlükler Hareketi her zaman parlamentoda yer almış, Bulgaristan siyasetinde kilit rol oynamıştır”

Söyle bakalım nerede kilit rol oynamış?

Türkleri temsilen parlamentoya giren bir parti olarak, Türkler ve Türklük için ne yapmış?

Aslında benim bu ruh hastasına bu soruları sormama gerek yok! Çünkü birkaç cümle sonra şu cümlelerle kendi kendini tekzip ediyor; “Bulgaristan’da çok partiye ihtiyacımız yoktur.
Türk Milli şuur ateşine, Anadilimizin okullarda okunmasına, Türk varlığımızın korunmasına ihtiyacımız vardır”

Hani HÖH Bulgaristan siyasetinde kilit rol alıyordu?

Madem Bulgaristan’da çok partiye ihtiyacımız yok, o zaman 1990’dan bu yana parlamentoda yer alan ve senin övgüler yağdırdığın HÖH, neden okullarda anadili okutmadı, Türk Milli şuur ateşini yakmadı, Türk varlığını korumadı?

Sonra çıkıyor, Sayın Aziz Babuşçu’nun Bulgaristan’a giriş yasağı ile ilgili yorum yapıyor, “Karadenizli vekilimizin Balkanlar sorumlusu olması….” cümlesiyle onu eleştiriyorsun. Be utanmaz, arlanmaz, cahil, cühela; bir kere Sayın Babuşçu Balkanlar Sorumlusu değil, TBMM Türkiye-Bulgaristan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı.

Bunlar arsızlıkta, çirkeflikte sınır tanımıyor, Sayın Cumhurbaşkanımız Bulgaristan Türklerini savunurken de sağdaki paylaşımı yapıyor;

Peki ya final?

Bir saattir bize Türklük dersi veren ruh hastasının paylaşımına bakar mısınız?

Bu şahıs, Bulgaristan seçimlerinden birinci olarak çıkan BULGAR Boyko Borisov. Yalnız şuna eminiz, bu kadından da savunduğu ve Türk partisi olduğunu iddia eden HÖH yöneticilerinden de daha çok Türkleri ve Türkiye’yi seviyor!

 

Gelelim menopozdan sonra andropoza!

Tarih 13 Mart 2071

Ulu ÇAKAL Rafet sinemalarda!

Bu hainde diyor ki; “Bulgaristan’a otobüs göndermeye veya “DOST Birliği”ne oy vermeye gerek yok. Bu seçimde herkes yerinde durması yeterli olacak, çünkü bu partiler hükümet kuramayacaklar. Gelin gelecek 3 ay sonra haziran ayındaki seçime çok iyi hazırlanalım. GELİN GERÇEK TÜRK PARTİSİ VE GERÇEK LİDERİMİZİ BİZ HALK KENDİMİZ ÇIKARTALIM VE GÖSTERELİM DÜNYA KAÇ BUCAK OLDUĞUNU. BU TEATRO’YA HEP BİRLİKTE SON VERELİM”

Şimdi ben bu konularda bu karaktersizlere kızmıyorum!

Benim kızdığım bizim yöneticilerimiz, bürokratlarımız, siyasetçilerimiz!

Adam 13 Mart’ta; “Sandığa gitmeyin, Türkiye’nin desteklediği DOST’a oy vermeyin” diye çağrı yapacak, 18 Mart’ta ise; AK Partili Bayrampaşa Belediye Başkanı ve İlçe Başkanı onu ziyaret edecek, birde bu hain 24 Mart’ta Cumhurbaşkanlığı Sarayına davet edilecek…

İnanılır gibi değil!

Vallahi aklım almıyor

Hani bazen diyorlar ya; “Reis yalnız” diye

Diğer konuları bilmem ama bu konuda, yani Türk Dünyasında  yalnız bile değil!

Çünkü bu hainlikler, kahpelikler Reise ve çevresine yalnızca Bulgaristan özelinde yapılmıyor.

Dedem Korkut demiş ya;

“Kahpe içerden olunca

Kapı kilit tutmaz oğul!

Halk içinde bozgunluk yapan

Haindir oğul!” diye…
İsterseniz manevi bir makamda, Hoca Ahmet Yesevi’nin türbesinin de olduğu Kazakistan’ın Türkistan şehrinde, Türkiye Cumhuriyetinin de ortak olduğu bir kuruluş olan TÜRKSOY’un düzenlediği nevruz kutlamalarından bir örnek verelim sizlere;

TÜRKSOY; bağımsız ve özerk Türk devletlerinden onlarca insana Türk Dünyası Basın Ödülü veriyor. Tüm Türk Dünyasının “Anavatan” dediği 80 milyonluk Türkiye’den de iki kişiye bu ödülü layık görüyor. Bunlardan biri, aktif biz gazeteci olmayan, bir belediyenin basın müdürü. Peki ya diğeri?

Kulaklarınıza inanamazsınız. Belki de şaka yaptığımı düşünürsünüz.

Evet, diğer ödülü ise; Sayın Cumhurbaşkanımızın meydan meydan, şehir şehir gezdiği referandum sürecinde, kendisine ve en büyük destekçisi Sayın Devlet Bahçeli’ye karşı en büyük muhalefeti gerçekleştiren, hatta bir değil, iki muhalif gazete de yazan bir yazar!

80 milyonluk Türkiye’de, benim devletimin başını çektiği TÜRKSOY gibi bir kurum iki kişiye ödül verecek, bunlardan biri de Sayın Cumhurbaşkanımızın ve ortağının en büyük muhalifi olacak, sonra da bu insanlara “Diktatör” denilecek öyle mi? Geçin Bunları…

Artık gerçekten şiştim. Ancak bir konuda kararlıyım ve inançlıyım. Bir gün gelecek, Sayın Cumhurbaşkanımıza dönen bu dolapları, ihanetleri, siyasetin ve bürokrasinin kendisini nasıl yalnız bıraktığını, daha doğrusu; büyük bir bölümünün nasıl onu sattığını teker teker anlatacağım.

Şimdi belki de bir çoğunuz bana “Peki, Türkiye ne yapmalı?” diye soruyorsunuz;

Türkiye yönetimi, Bulgaristan-Türkiye ilişkilerine sıcak bakan müstakbel Başbakan Boyko Borisov ile en kısa sürede masaya oturmalı, her şeyden önce bu sandık sayısı ve Kiril Alfabesi ile form doldurma rezaletini bir an önce sonlandırmalıdır. Bundan sonraki ilk seçimlerde, Türkiye’de en az 100 sandık kurulmalıdır.

Bu aslında herkesten önce Borisov’u rahatlatacaktır. Çünkü böyle bir ortamda, aynen Borisov gibi, Bulgaristan’ın AB ve NATO ile entegrasyonunu savunan, iki ülke arasında köprü görevi üstlenmeyi kendisine misyon edinmiş, liberal bir parti olan DOST rahatlıkla barajı aşacak ve aynı çizgideki iki parti sağlıklı bir koalisyon kurma imkanı yakalayacaktır. Kaldı ki DOST, son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Borisov’un adayını desteklemiştir.

Türkiye artık eskisi kadar anaç ve duygusal davranmamalıdır!

Türklük bilinci ve Türkiye sevgisi, kimliklerdeki isimlere göre değil, ruhlara ve icraatlara göre değerlendirmelidir. Benim vekilime, hem de Türkiye-Bulgaristan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanına, ülkeye giriş yasağı koyanlar, en az aynı muamele ile karşı karşıya kalmalıdır.

Çifte vatandaşları ülkeye sokmayan, Türk-İslam düşmanı ATAKA’cıları aday gösteren HÖH yöneticileri Türkiye’ye sokulmamalı, bu partiye mensup belediyelerle kardeş belediye protokolü olan tüm belediyeler bu anlaşmaları, belediye meclisleri ve İçişleri Bakanlığı kararlarıyla iptal etmelidir.

Türk Dünyası Belediyeler Birliği üyesi olan belediyeler, acilen birlikten ihraç edilmelidir.

Rafet Ulutürk ve Nesrin Sipahi Kıratlı gibi Türkiye düşmanları en kısa sürede tecrit edilmeli, ülkemin yöneticileri onları hiçbir şekilde muhatap almamalı, bu insanların hiçbir projesine ve fikrine değer verilmemelidir.

Ve son olarak; galiptir bu yolda mağlup!

Bakıldığında DOST bu seçimde mağlup görülebilir. Ancak GERB dâhil, çıkan sonuçtan hiçbir parti mutlu ve memnun değildir. Hepimiz taşın altına elimizi koyarsak, elbirliği ile çalışırsak, Türkiye’de bu hainlere gereken dersi verirse, ZAFER BİZİM İÇİN ÇOK YAKINDIR…

“Bizim için” diyorum, çünkü ben DOST’u bir siyasi hareket olarak değil, milli bir dava olarak görüyorum.

Yazıma da Sayın Mestan gibi son veriyorum;

“NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE….”

a44cf29e-5690-4826-95db-a5ada6b1a411
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Bulgaristan Türkleri haklarını istiyor Bulgaristan Türkleri haklarını istiyor...

Bulgaristan’da hafta sonu “seçim” adı altında bir komedi sahnelendi. Avrupa Birliğinin dönem başkanlığına hazırlanan ülkede demokrasi k...

Bakan Müezzinoğlu’ndan Balkanlar’a Vatandaşlık Müjdesi Bakan Müezzinoğlu’ndan Balkanlar’a Vatan...

Bulgaristan’da hafta sonu “seçim” adı altında bir komedi sahnelendi. Avrupa Birliğinin dönem başkanlığına hazırlanan ülkede demokrasi k...

Mestan’dan tarihi analiz Mestan’dan tarihi analiz

Bulgaristan’da hafta sonu “seçim” adı altında bir komedi sahnelendi. Avrupa Birliğinin dönem başkanlığına hazırlanan ülkede demokrasi k...

HÖH partiden attı Bulgarlar vali yaptı! HÖH partiden attı Bulgarlar vali yaptı!...

Bulgaristan’da hafta sonu “seçim” adı altında bir komedi sahnelendi. Avrupa Birliğinin dönem başkanlığına hazırlanan ülkede demokrasi k...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)

SON EKLENEN HABERLER
Mahir Amcan, Sencar kankan ve sen o gece neredeydiniz? Mahir Amcan, Sencar kanka...

Geçtiğimiz aylarda, Türkiye-Kosova ilişkilerini geren bir ge...

Ankara’dan abim gelmiş Komrat’ta bir bayram havası! Ankara’dan abim gel...

Bir söz vardır; “Devletlerarası ilişkilerde duygusallık olma...

Gökoğuz diyarında ağlatan sahneler..! Gökoğuz diyarında ağlatan...

Resmî ziyareti dolayısıyla Moldova’da bulunan Cumhurbaşkanı ...

“Gagauzya’nın Moldova’yla ilişkilerimizde özel bir konumu vardır” “Gagauzya’nın Moldova’yla...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarda bulunmak üzer...

Başarılı diplomattan duygulandıran makale Başarılı diplomattan duyg...

Yaklaşık üç yıldır, Türkiye Cumhuriyeti Priştine Büyükelçisi...

“Ben bir Türk Dünyası vatandaşıyım!” “Ben bir Türk Dünya...

En son onun sesini TRT ekranlarındaki, “Ömür dediğin” progra...

Devlet kuran son Türk’e veda Devlet kuran son TürkR...

Uzun süredir rahatsız olan ve tedavisi evinde süren, Gagauz ...

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da Cumhurbaşkanı Erdoğan Kır...

Kırgızistan’a düzenlediği resmi ziyaret kapsamında başkent B...

Türk vekiller kelle aldı! Türk vekiller kelle aldı!...

 “ Türkiye ve Sırbistan, tam olarak 600 yıl Arnavut hal...

KİŞİNEV’E DENEYİMLİ BÜYÜKELÇİ KİŞİNEV’E DENEYİMLİ...

Hulusi Kılıç’ın emekli olmasının ardından bir süredir boş ol...

Foto Galeri
Türkiye HABERLERİ
Video Galeri