Diyar-i Türk
Diyar-i Türk

Ulu TÜRK’ler Uluyan çakallara karşı!

Başta Balkan coğrafyası olmak üzere, hemen hemen tüm Türk Dünyasında yerleşmiş kronik bir hastalık var. Bazı dangalaklar, Türkiye’nin Avrasya coğrafyasına çok fazla ilgi göstermediği dönemlerde, Batı’nın Sevr Antlaşmasında Anadolu’yu paylaştığı gibi bu coğrafyayı kendi aralarında paylaşmış, ardından da kendini buraların kralı zannetmeye başlamış. Hele birde, Türkiye’de üç-beş siyasetçi ya da bürokratı kandırıp, 15-20 kişinin katıldığı […]

16 Mart 2017 - 2:55 'de eklendi ve 793 kez görüntülendi. A+A-

Ulu TÜRK’ler Uluyan çakallara karşı!

Başta Balkan coğrafyası olmak üzere, hemen hemen tüm Türk Dünyasında yerleşmiş kronik bir hastalık var. Bazı dangalaklar, Türkiye’nin Avrasya coğrafyasına çok fazla ilgi göstermediği dönemlerde, Batı’nın Sevr Antlaşmasında Anadolu’yu paylaştığı gibi bu coğrafyayı kendi aralarında paylaşmış, ardından da kendini buraların kralı zannetmeye başlamış. Hele birde, Türkiye’de üç-beş siyasetçi ya da bürokratı kandırıp, 15-20 kişinin katıldığı birkaç toplantı yaptıysa ve değişik ayak oyunlarıyla onları ikna ederek oraya getirerek birkaç fotoğraf çektirip sosyal medyada paylaştıysa önlerinde hiç duramazsınız bu tiplerin…

Bu kan emiciler hem temsil ettiklerini iddia ettikleri toplumların, hem de Türkiye’nin sırtına yapışmış bir kenedir. Yıllardır emerler ancak bir türlü doymazlar. Dedik ya, KKTC’den Azerbaycan’a, Kosova’dan Gagauzya’ya kadar her yerde rastlarsınız bu kenelere!

Bu yarasalar şimdi de Bulgaristan seçimleri öncesi ortaya çıktılar.

Ne diyor Ulu Önder Gençliğe Hitabe ’de?

“….memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.”

Bugün de ne yazık ki, aynen Mustafa Kemal’in çizdiği tabloyu yaşıyoruz! Gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içerisinde o kadar çok insan var ki, hangisini yazacağımızı bizde şaşırdık!

Siyaset sahnesindekilerden kimlerin hain ve işbirlikçi, kimlerin ise sizlerin ve Türkiye’nin DOST’u olduğunu zaten biliyorsunuz. İsterseniz biz, sizlerin aklını çelmeye, kafanızı bulandırmaya çalışan, kendisini gazeteci zanneden birkaç şarlatandan bahsedelim;

Maalesef günümüzde, özellikle de en kolay edinilecek meslek gazetecilik. Hiçbir halt olamazsanız, 15 dakika içerisinde üç-beş kuruş harcayıp bir internet sitesi açar ve gazeteci oluverirsiniz çünkü!

Kurtuluş Savaşı sırasında azınlıkların yanında, Osmanlı Türklerinden de Milli Mücadeleye karşı cemiyetler kuranlar vardı. O cemiyetlerden biri de, İngiliz Muhipleri Cemiyeti idi. Bu cemiyetin üyeleri padişaha, İstanbul Hükümeti’ne ve İngilizlere tam bir bağlılık göstermişlerdi. İngiltere’nin man­dasına taraftarlardı, Milli Mücadeleye karşı çıkmış ve Milli Mücadeleyi engellemek için çalışmışlardı.

Hadi gelin bu cemiyeti günümüze uyarlayalım;

Padişahın yerine Doğan’ı, İngilizlerin yerine Bulgar’ı, Milli Mücadelecilere de DOST Birliğini koyduğumuzda ortaya kim çıkıyor? Tabi ki İLHAN ANDAY…

İlhan ANDAY deyince aklıma bir anda ARTİN KEMAL geldi.

Peki, ARTİN KEMAL kim?

1869-1922 yılları arkasında yaşayan ve Kurtuluş Savaşı’na karşı çıkan gazeteci-yazar. Yurdu kurtarmak için kanını akıtan Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarına “Haydutlar” diyen Ali Kemal, Türk ordusunun Kars’ı Ermenilerden geri almasını eleştiren zehir zemberek yazılar yazınca, halk ona bir Ermeni ismini ekleyerek “Artin Kemal” adını vermişti.
Ali Kemal (Artin Kemal) işgal yıllarında “Mütareke Basını” adı verilen işbirlikçi basının en önde gelen yazarı idi. Hayatı, yürekleri parçalayan trajik bir sonla bitti.
Turgut Özakman’ın “Şu Çılgın Türkler” adlı ünlü kitabının bir bölümünde Artin Kemal şöyle anlatılır: “Ali Kemal, İstanbul’da Peyam-ı Sabah Gazetesi’ndeki geniş odasında, ortağı Ermeni Mihran ve misafirleriyle çene çalıyordu. Sarışın, gürbüz, yarı alafranga, yarı alaturka, kendine özgü bir insandı. O günkü yazısını öven tombul misafirine neşeyle: ’Ankara’dakiler yine köpürecekler!’ dedi, ünlü kahkahasını attı, sonra da ekledi: ’Haydutların işi gücü savaş. Siyasetten zerre kadar anladıkları yok. Ellerinde derme çatma bir ordu, birkaç tane de düzme kahraman, dövüşüp duruyorlar. Hükümet ölçmüş biçmiş, uygun görmüş, Sevr Antlaşması’nı imzalamış. Size ne oluyor a zırzoplar? Boş yere kan dönmenin âlemi var mı?’
Halkın “Artin Kemal” adını taktığı Ali Kemal’in sonu feci oldu. Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra, Beyoğlu’nda yakalanan Ali Kemal, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanmak üzere trenle Ankara’ya doğru yola çıkarıldı. İzmit’te, bölge komutanı Sakallı Nurettin Paşa’ya teslim edilen Ali Kemal, paşa ile görüştükten sonra dışarı çıkarılırken, karargâh önünde bekleyen askerler ve halk tarafından linç edildi

Ne kadar benziyorlar değil mi?

Ha Damat Ferit, ha AHMET DOĞAN

Ha Artin Kemal, ha İLHAN ANDAY

 

Ne diyor Dede Korkut?

“Kahpe içerden olunca

Kapı kilit tutmaz oğul!

Halk içinde bozgunluk yapan

Haindir oğul!”

Dedik ya, “En kolay şey gazeteci olmak bu devirde” diye. Bir delikanlı daha çıkmış. Güya Sayın Büyükelçi Bulgaristan Dışişleri Bakanlığına hesap vermeye çağrılmış! Ne Bulgaristan Dışişleri Bakanı benim büyükelçime, ne de benim Dışişleri Bakanım Bulgaristan Ankara Büyükelçisine hesap soramaz. Uluslararası diplomaside böyle bir ifade yoktur. Ağzı olan politikacı, klavyesi olan da gazeteci olunca böyle oluyor işte. Cebel Olaylarını Anma törenlerinde, benim büyükelçimi, büyükşehir belediye başkanımı konuşturmayanlar, paralı askerlerine yuh çektirenler konuşulmayacak, TÜRKAN BEBEĞİ ve diğer şehitlerimizi anma törenlerinin görüntüleri konuşulacak öyle mi? İşinize bakın hadi…

Bunlar yetmiyormuş gibi bugün birde ULUYAN ÇAKAL çıkmış! Dikkat edin, ‘ULUYAN ÇAKAL’ diyorum. Resmen uluyor çünkü! Efendim neymiş, DOST Partisinin şarkısında “Dost dost” diyor muş!

Bre cahil, şarkı Türkçe, ‘Dost’ ifadesi de Türkçe, kaldı ki bu söz Türkçe olduğu için mahkeme uzun süre partinin tescilini yapmadı. Hem Türkçe olan bu sözün Bulgarlara hitaben olduğunu nereden çıkartıyorsun? Ayrıca, asırlardır birlikte yaşadığımız Bulgar dostlarımıza “Dost, dost” diye hitap edilse ne mahsuru var?

Bu arada; “Bulgarları yok olmaktan Osmanlı kurtardı” diyen Bulgar Tarihçi Prof. Dr. Stoyan Dinkov, Jivkov yönetiminin asimilasyonunu filmleştiren ünlü yapımcı Evgeniy Mihaylov, Prof. Dr. Mariana Georgieva gibi Bulgar dostlar, Ezan-ı Muhammedi için; “Ben belediye başkanı seçilirsem bu ulumayı durduracağım, havlamayı susturacağım” diyen birini aday gösterip, bugünde utanmadan Türklerden ve Müslümanlardan oy isteyenlerden, sözde Türklerden benim için daha kıymetli.

Bu ULU ÇAKAL birde diyor ki; “Gelin, 26 Mart’ta sandığa gitmeyelim, kendi tohumlarımızı kendimiz yetiştirelim, kendi damızlıklarımızı kendimiz üretelim”  Yok ya, gerçek Türkler sandığa gitmesin, üç-beş hain ya da Türk düşmanı parlamentoya fazla girsin öyle mi?

Bir kere senden damızlık olmaz. Ama tohum olur! Ama nasıl tohum? Aynen İsrail’in domates tohumu gibi! İsrail tohumunu bir kere ekersin, ama ondan bir daha çoğaltmak için tohum alamazsın.

Duramıyorum yazıyorum, sonra da kendi kendime diyorum ki; “Yahu bunları neden bu kadar adam yerine koyuyorsun?” Neden mi bunu diyorum?

“Mestan adam olsaydı, Ahmet Doğan onu HÖH’ten atmazdı. Bulgaristan’daki HÖH ne ise, Türkiye’deki HDP de o. HÖH Türklerin hakkını, HDP de Kürtlerin hakkını arıyor” diyen bir adama cevap veriyorum çünkü.

Be ahlaksız utanmaz, TÜRKLÜK arkasına sığınan terbiyesiz;  lafa gelince Türklüğü ve Türkçülüğü kimseye bırakmıyorsun, peki MESTAN’ın Türkiye’yi savunduğu için partiden atıldığını neden söylemiyorsun? Türkiye’nin ekmeğini yiyor, suyunu içiyorsun, ama benim askerime, polisime kurşun sıkan PKK’nın siyasi uzantısını ‘hak arayıcı’ olarak gösteriyorsun. İşin garip tarafı da kendisini HDP ile eşdeğer gösterdiğin HÖH’te ‘Sükût ikrardan gelir’ misali buna itiraz etmiyor. Ama bir konuda hakkını teslim edeceğim; haklısın, HDP ne ise HÖH’te o! Çünkü ikisi de temsil ettiklerini iddia ettikleri toplumları satmakta ruh ikizi gibiler!

Son iki safsataya da cevap verip yazımı bitireceğim.

Bunlardan birincisi, DOST AK Parti mahsulü imiş, DOST’u Sayın Tayyip Erdoğan kurdurmuş!

O zaman en büyük AK Parti işbirlikçisi AHMET DOĞAN!

Çünkü LÜTFİ MESTAN durup dururken HÖH’ten ayrılıp DOST’u kurmadı. Doğan onu ihraç etti, o da arkadaşlarıyla birlikte yeni bir yola çıktı.

Haa, kötü mü oldu? Kesinlikle hayır.

Hani derler ya; “Her şerde bir hayır vardır” diye, belki de bu ihraç olmasaydı, bu parti kurulmayacak, Türkiye ve Bulgaristan arasında, başta her iki ülkede de yaşayan soydaşlarımızın arasında olmak üzere, böylesine sağlam bir köprü kurulmayacaktı.

Bu arada, AK Partinin kurulduğu günden itibaren bu partiye hiç oy vermemiş, ancak zamanının büyük bölümünü Türk Dünyasına yönelik çalışmalara harcayan, Türkiye’nin çalışmalarını yakından takip eden bir kardeşiniz olarak şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim; Türkiye son 15 yılda TİKA başta olmak üzere, değişik kurum ve kuruluşları aracılığıyla, başta Balkanlar olmak üzere tüm Türk-İslam coğrafyasına son derece önemli hizmetler yapıyor. Hatta bunlardan AB Üyesi Romanya, Hırvatistan ve hatta ve hatta Sırbistan bile yararlanıyor. Bu hizmetlerden yararlanamayan iki ülke var, onlarda bize Türkiye’nin birçok şehrinden bile daha yakın olan, burnumuzun dibindeki Bulgaristan ve Yunanistan. Bu durumun Bulgaristan’da tek bir sorumlusu var, o da kesinlikle HÖH…..

Gelelim ikinci konuya; Malum konu aslında. Lütfi MESTAN’ın ajanlık saçmalığı.

Ya Allah aşkına, zaman zaman “Mestan ajan, işte belgesi” diye bir takım belgeler yayınlıyorsunuz. Peki, madem ajanlık yaptı, o zaman neden; “Bakın işte onun hazırladığı belge ve bunun sonucunda hapise atılanların, zindanlarda, Belene’de çürüyenlerin isimleri” diye bir belge yayınlayamıyorsunuz?

Sizin gibi Damat Feritler, Artin Kemaller olduğu sürece, bir HASAN TAHSİN olmak için son nefesime kadar mücadele edeceğim…

Bu arada son sözüm sevgili soydaşlara;

Bu saçmalıkları dikkate almayın.

Önce lafa bakın, sonra da söyleyen adam mı ona bakın

İnanıyorum ki 26 Mart akşamı, ULU TÜRKLER, ULUYAN ÇAKALLARA karşı galip gelecek….

Etiketler :
a44cf29e-5690-4826-95db-a5ada6b1a411
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Bulgaristan Türkleri haklarını istiyor Bulgaristan Türkleri haklarını istiyor...

Başta Balkan coğrafyası olmak üzere, hemen hemen tüm Türk Dünyasında yerleşmiş kronik bir hastalık var. Bazı dangalaklar, Türkiye’nin A...

Bakan Müezzinoğlu’ndan Balkanlar’a Vatandaşlık Müjdesi Bakan Müezzinoğlu’ndan Balkanlar’a Vatan...

Başta Balkan coğrafyası olmak üzere, hemen hemen tüm Türk Dünyasında yerleşmiş kronik bir hastalık var. Bazı dangalaklar, Türkiye’nin A...

Mestan’dan tarihi analiz Mestan’dan tarihi analiz

Başta Balkan coğrafyası olmak üzere, hemen hemen tüm Türk Dünyasında yerleşmiş kronik bir hastalık var. Bazı dangalaklar, Türkiye’nin A...

HÖH partiden attı Bulgarlar vali yaptı! HÖH partiden attı Bulgarlar vali yaptı!...

Başta Balkan coğrafyası olmak üzere, hemen hemen tüm Türk Dünyasında yerleşmiş kronik bir hastalık var. Bazı dangalaklar, Türkiye’nin A...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)

SON EKLENEN HABERLER
Mahir Amcan, Sencar kankan ve sen o gece neredeydiniz? Mahir Amcan, Sencar kanka...

Geçtiğimiz aylarda, Türkiye-Kosova ilişkilerini geren bir ge...

Ankara’dan abim gelmiş Komrat’ta bir bayram havası! Ankara’dan abim gel...

Bir söz vardır; “Devletlerarası ilişkilerde duygusallık olma...

Gökoğuz diyarında ağlatan sahneler..! Gökoğuz diyarında ağlatan...

Resmî ziyareti dolayısıyla Moldova’da bulunan Cumhurbaşkanı ...

“Gagauzya’nın Moldova’yla ilişkilerimizde özel bir konumu vardır” “Gagauzya’nın Moldova’yla...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarda bulunmak üzer...

Başarılı diplomattan duygulandıran makale Başarılı diplomattan duyg...

Yaklaşık üç yıldır, Türkiye Cumhuriyeti Priştine Büyükelçisi...

“Ben bir Türk Dünyası vatandaşıyım!” “Ben bir Türk Dünya...

En son onun sesini TRT ekranlarındaki, “Ömür dediğin” progra...

Devlet kuran son Türk’e veda Devlet kuran son TürkR...

Uzun süredir rahatsız olan ve tedavisi evinde süren, Gagauz ...

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da Cumhurbaşkanı Erdoğan Kır...

Kırgızistan’a düzenlediği resmi ziyaret kapsamında başkent B...

Türk vekiller kelle aldı! Türk vekiller kelle aldı!...

 “ Türkiye ve Sırbistan, tam olarak 600 yıl Arnavut hal...

KİŞİNEV’E DENEYİMLİ BÜYÜKELÇİ KİŞİNEV’E DENEYİMLİ...

Hulusi Kılıç’ın emekli olmasının ardından bir süredir boş ol...

Foto Galeri
Türkiye HABERLERİ
Video Galeri