Diyar-i Türk

Ona bir kimliği çok görmeyelim!

Gecenin yarısı. Uyku tutmamış ve bende televizyon kanallarını karıştırıyorum… TRT AVAZ’da “Kayıp Türkler” Programı var. Şirin mi şirin bir hanımefendi konuşuyor kendine has o yalın Türkçesi ile. Programı izledikçe onun, Romanya’nın Türk edebiyatçılarından olan ve Galati şehrinde yaşayan GÜLTEN ABDULLAH NAZARİ olduğunu anlıyorum. O kadar tatlı konuşuyor, o kadar güzel şeyler anlatıyor ki inanamazsınız. GÜLTEN […]

Bu Haber 07 Şubat 2017 - 2:53 'de eklendi ve 807 kez görüntülendi.

Ona bir kimliği çok görmeyelim!

Gecenin yarısı. Uyku tutmamış ve bende televizyon kanallarını karıştırıyorum…

TRT AVAZ’da “Kayıp Türkler” Programı var.

Şirin mi şirin bir hanımefendi konuşuyor kendine has o yalın Türkçesi ile.

Programı izledikçe onun, Romanya’nın Türk edebiyatçılarından olan ve Galati şehrinde yaşayan GÜLTEN ABDULLAH NAZARİ olduğunu anlıyorum.

O kadar tatlı konuşuyor, o kadar güzel şeyler anlatıyor ki inanamazsınız.

GÜLTEN ABDULLAH NAZARİ ve muhterem valideleri 1977 yılına kadar; cennet mekân, Ulu Hakan, Sultan Abdülhamid Han tarafından yaptırılan ve aynı zamanda şehrin tek camisi olan caminin avlusundaki evde yaşamışlar ve caminin bakımını da üstlenmişler.

Ancak o tarihte büyük bir deprem olmuş ve evleri yıkılmış.

“Ev yıkıldı ancak camiye hiçbir şey olmadı, lakin biz artık o evde yaşayamazdık, annem yatalaktı ve ömrünün son günlerini geçiriyordu. Devlet bize bir ev verdi, bende Bükreş’e kadar giderek Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisine; artık cami ile ilgilenemeyeceğimizi, caminin içerisinde son derece büyük ve değerli bir avize ile Sultan Abdülhamid Han tarafından hediye edilen çok değerli Buhara halılarının olduğunu ve koruma altına alınması gerektiğini söyledim. Ne yazık ki kimse gelmedi, ilgilenmedi ve cami yıkıldı, hâlbuki biz, sadece o caminin içindeki avizeyi satarak bile yeni bir cami yapabilirdik” diyor

Demek ki o tarihte bizi Romanya’da temsil eden monşerlerde ülkenin rejimine ayak uydurmuşlar ve komünist zihniyet ile ülkemizi temsil etmişler.

O tatlı Türkçesi ile anlatmaya devam ediyor GÜLTEN ABDULLAH NAZARİ…

“Komünizm döneminde Türkçe konuşmak yasaktı. Bende limana yanaşan gemileri gözler, Türk Bayrağı olan bir gemi görünce de limana koşardım ve büyük bir heyecanla gemi mürettebatının kendi arasında Türkçe konuşmalarını dinlerdim” diyor.

Doğup büyüdüğü ve ömrünü geçirdiği Galati’de Türk nüfusunun her geçen gün azaldığını ve bu durumun kendisine büyük üzüntü verdiğini de sözlerine ekleyen bu koca yürekli insan; “En fazla 150 kişi kaldık, aile olarak ise en fazla 15 aileyiz. Gönüle ferman verilmez ama gençlerimiz Romenlerle evleniyor ve bu da temiz Türk ailelerinin yok olmasına neden oluyor, kimliğimiz ve kültürümüzde her geçen gün yok oluyor. Eskiden bayramlarda camide toplanırdık, erkekler namaza girer, bizde annemle cami avlusunda heyecanla onların namazdan çıkmasını bekler, ardından ise değişik ikramlarda bulunurduk” diyor

“Türkiye” denildiğinde ise gözlerinden yaşlar süzülüyor.

Yıllarca anavatan hasreti ile yaşadıklarını ifade ediyor, “Komünizmden sonra sık sık giderek pillerimi dolduruyorum, enerjimi alıp geliyorum” diyor

GÜLTEN ABDULLAH NAZARİ ve ailesi Romanya’da yaşamalarına rağmen 1954 yılına kadar ülkenin vatandaşlığını almamışlar ve Osmanlı tebaası olarak yaşamışlar. Ancak vergilerin ve bürokratik işlemlerin üstesinden gelemeyince mecburen Romanya vatandaşı olmak zorunda kalmışlar. “ Hiç unutmam, babam o gün başımı okşayıp, ‘artık Romen oldun kızım’ deyince gözlerimden yaşlar akmıştı” diyor

Ve onun son isteği;

Şu anda Romanya vatandaşı, haliyle de Avrupa vatandaşı ve serbest dolaşım hakkına sahip. Ancak bu vatandaşlıklar ve kimlikler onun için hiçbir şey ifade etmiyor!

Onun bir tek derdi var, o da AYYILDIZLI KİMLİĞE kavuşmak.

Lütfen ona bunu çok görmeyelim.

Vatanını korumaktan aciz, savaş kaçkını milyonlarca Suriyeliye layık gördüğümüz bu şerefi, kalbi ayyıldızlı bayrak ve anavatan sevgisi ile atan bir Evlad-ı Fatihan’a çok görmeyelim…

Dileriz başta Sayın Büyükelçimiz Osman Koray Ertaş olmak üzere, devletimizin ilgili birimleri bu güzel insanın sesine kulak verirler ve onu mutlu ederler.

Şükrü GÖKKAYA

Diyarıtürk Genel Yayın Yönetmeni

BENZER HABERLER
YORUM YAPMAK İSTERMİSİNİZ?(Yorum Yok)

Diyar-i Türk
sosyalsosyalsosyalsosyalsosyalsosyal