Diyar-i Türk
Diyar-i Türk

Bulgaristan ve Kosova Üzerine…

Türkiye’nin son zamanlarda başta Balkanlar olmak üzere, içinde bulunduğu coğrafyada her geçen gün artan etkisi, kendisini dünyanın sahibi zanneden bazı kesimleri ciddi şekilde rahatsız ediyor. Çünkü Türkiye sevgisi her geçen gün büyüyor, bu sevgi yalnızca Balkanlar, Orta Asya ve Ortadoğu’da kalmıyor Afrika’ya doğru hızla ilerliyor. Peki, bu arada Türkiye dış politika da her şeyi doğru […]

25 Haziran 2016 - 10:18 'de eklendi ve 992 kez görüntülendi. A+A-

Bulgaristan ve Kosova Üzerine…

Türkiye’nin son zamanlarda başta Balkanlar olmak üzere, içinde bulunduğu coğrafyada her geçen gün artan etkisi, kendisini dünyanın sahibi zanneden bazı kesimleri ciddi şekilde rahatsız ediyor. Çünkü Türkiye sevgisi her geçen gün büyüyor, bu sevgi yalnızca Balkanlar, Orta Asya ve Ortadoğu’da kalmıyor Afrika’ya doğru hızla ilerliyor.

Peki, bu arada Türkiye dış politika da her şeyi doğru mu yapıyor?

Tabi ki hayır

Örneğin Ermenistan’la kurulan ilişkiler ve Suriye politikaları kesinlikle yanlıştı ve zaten hükümette bunu fark ederek kendisine yeni yol haritaları çizmeye başladı.

Konumuz bu değil tabi ki.İsterseniz biraz Balkan Coğrafyasında ki gelişmeleri ele alalım ve kısa bir analiz yapalım;

Türkiye’nin hemen yanı başında yer alan Bulgaristan, Balkanlar’da en fazla Türk’ün yaşadığı ülke. Bu ülkede yaşayan soydaşlarımızı “Azınlık” olarak da tanımlamak da mümkün değil aslında. Çünkü ülkede Jivkov döneminden sonra hayata geçen demokratik dönemde hep ülke yönetiminde yer aldılar, bu güne kadar geçen dönemin büyük bölümünde de hükümet ortağı oldular.

Aslında “hükümet ortağı oldular” ifadesi ne kadar doğru o da ayrı bir tartışma konusu.“Oy verdikleri, kendilerini temsil ettiğini sandıkları parti hükümet ortağı idi” desek daha doğru olur herhalde.

Bulgaristan Türkleri, diğer ülkelerdeki azınlık konumundaki soydaşlara göre, gerek nüfus, gerek coğrafya açısından birçok avantaja sahip olmasına rağmen ne yazık ki, ne yaşadıkları ülkenin, ne de Türkiye’nin imkânlarından bir türlü yararlanamadı. Bu konuda da maalesef en büyük engel, yıllardır kendilerinin lideri olarak gördükleri, kimilerine göre diktatör, kimilerine göre ise bir Rus ajanı olan zat-ı muhteremdi. Çünkü ne kendisi ne de ekibi hiçbir zaman, Türkiye’deki hiçbir iktidar ile diyaloglar kurmadı, ülkesi ile Türkiye arasında köprü görevi üstlenmedi. Son Rusya- Türkiye gerginliğinde de, Batı ve Türkiye yanlısı bir tavır sergileyen, uluslararası hukuk kurallarını savunan Lütfi Mestan’a da tam anlamıyla bir darbe yaptı.

Bu olay bardağı taşıran son damla oldu Bulgaristan Türkleri için.Birçoğu çifte vatandaş olan, Türkiye’deki gelişmeleri izleyen, Türkiye’nin başta Balkanlar’daki diğer ülkeler olmak üzere, dünyanın değişik bölgelerine verdiği destekleri ve hizmetleri gören soydaşlar “artık yeter, düşün yakamızdan” dediler ve kendilerine yeni bir yol çizdiler.

Maçın artık tek kale olmadığını gören, pabucun pahalı olduğunu geç de olsa fark eden Doğan’ın civcivleri de bir anda Türkiye sevdalısı oluverdiler ne hikmetse! Ancak tabi çoktan iş işten geçmişti.

Düşünsenize Allah aşkına, Türkiye başta TİKA ve Yunus Emre olmak üzere, değişik kurumları aracılığıyla birçok ülkeye hizmet götürüyor, Osmanlı’dan kalma eserleri restore ediyor, o ülkelerde yaşayan insanları, Türk, Arnavut, Makedon, Hırvat, Boşnak diye ayırmadan kültürel ve ekonomik kalkınmalarına katkı sunuyor, bir tek bu imkânlardan burnumuzun dibindeki Bulgaristan Türkleri ve dost Bulgar Halkı faydalanamıyor.

Bu kurumların Avrupa Birliği ülkeleri olan, Romanya, Hırvatistan, Macaristan gibi ülkelerde, hatta Sırbistan’da bile merkezleri ve ofisleri var, Bulgaristan’da yok. Peki, bu durumda, yıllardır hükümet ortağı olan beylerin hiç mi etkisi yok? “Gelin, Sofya’ya da bir TİKA Ofisi açın, Kırcaali’ye, Şumnu’ya birer Yunus Emre Türk Kültür merkezi kurun” dediler de Türkiye mi kurmadı?

“Osmanlı’dan kalma eserlerimiz perişan durumda, her gün biri yok oluyor, bunları restore edelim” dediler de, TİKA “Hayır” mı dedi? Tabi bunlara kafa yormak için, istek lazım, ruh lazım, inanç lazım

TİKA dün Ankara’da çok geniş ve güzel bir toplantı yaptı. “Balkanlar’da İslam” başlığı altında yapılan toplantıya, Bulgaristan’dan Romanya’ya kadar tüm Balkan ülkelerinden, Türk, Boşnak, Roman, Tatar ayrımı yapmaksızın Müslümanlar davet edildi. Bulgaristan Türkleri ve Müslümanları adına ise orada, DOST Genel Başkanı Sayın Lütfi Mestan ve Genel Başkan Yardımcısı Sayın Şabanali Ahmet vardı.

Her ne kadar birileri Türkiye ziyaretlerinde isimlerinin başına “Türkiye-Bulgaristan Dostluk Grubu Başkanı” yazdırıyorsa da Türkiye Hükümeti her fırsatta Bulgaristan’daki DOST’unu ve muhatabını açık açık ilan ediyor. Ve en önemlisi de Türkiye Toplumunun büyük bölümü konuda hükümet gibi düşünüyor. Mesela ben. Şimdiye kadar hiçbir seçimde mevcut hükümete oy vermemiş bir Türkiye vatandaşı olarak, hkümetin başta Bulgaristan olmak üzere Balkanlar politikasını ayakta alkışlıyor, oy verdiğim parti başta olmak üzere, ne yaptığını bilmeyen, iç politika ile dış politikayı ayıramayacak kadar beceriksiz ve basiretsiz olan muhalefet partilerini de şiddetle kınıyorum.

“Dostluk Grubu” demişken bir olayı anlatalım ve Bulgaristan faslını kapatalım.

Bir önceki dönemde Konya Milletvekilliği ve Türkiye-Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanlığı yapan Sayın Mustafa kabakçı Azerbaycan’ın başkenti Bakü’ye gider. Başkent sokaklarında bir teyzeye rastlayan Kabakçı, teyze ile sohbet eder, hal, hatır sorar. Teyze kendisine kim olduğunu sorunca da “Türkiye-Azerbaycan Dostluk Grubu başkanıyım teyzeciğim “ der.

Teyzenin cevabı müthiştir.

“Dostluk Grubu nedir oğlum, kardeşler arasında böyle şeylere ne gerek var”

Bu arkadaşlar bunu anlamıyor işte, kafaları buna basmıyor maalesef.

Çok şükür eskisi kadar ümitsiz değiliz, kardeşler uyandı, DOST’lar meydanlara çıktı.

 

Ve gelelim KOSOVA’ya

Türkiye dost ve kardeş olarak gördüğü bu şirin ülkeyi ilk tanıyan ülkelerden. Tanımakla da kalmadı, tanıtmak içinde her türlü mücadeleyi verdi ve vermeye de devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul’daki son İslam İşbirliği Teşkilatı Toplantısındaki konuşması ve oradaki çağrısı buna en güzel örnek.

Yine Türkiye’nin Kosova’ya desteklerine, Davutoğlu Hükümetinin 2016’yı “Kosova Yılı” ilan etmesini de örnek olarak sunabiliriz.

Türkiye Kosova’ya her alanda büyük hizmetler yaptı ve ciddi şekilde destekledi. Tabi bu konuda, başbakanlığı döneminde Türkiye yönetimi ile son derece iyi ilişkiler kuran Sayın Hashim Thaçi’nin emek ve gayretlerini gözardı etmemiz mümkün değil.

Ancak ne olduysa Sayın Thaçi’nin cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra oldu. Anlaşılmaz bir şekilde bir Türkiye düşmanlığı hortlatılma çalışmaları başladı. Buna üst düzey siyasilerin alet olması ise üzücü, bir o kadar da manidardı.

Efendim neymiş, Kosova Türkiye’den uzaklaşmalı ve Avrupa’ya yakınlaşmalıymış. Buna kim itiraz ediyor? Örneğin, Kosova’nın bir Batı projesi olan NATO’ya girmesini en çok kim destekliyor? Kosovalı gençlerin günün şartlarına uygun, modern, çağdaş bir eğitim alıp ülkelerine hizmet etmesi çalışmalarına en fazla desteği hangi ülke veriyor?

Ve geçtiğimiz hafta o malum saçma sapan olay!

Beyefendinin biri “Bu şehri Çingeneleştirmenize izin vermeyeceğim” diye bağırıyor.

Aslında en iyi de o biliyor, Türkiye’nin ve Türklerin tarih boyu böyle bir hedefinin olmadığını. Ancak kafasının arkasında sakladığı faşist ve kafatasçı duyguların gün yüzüne çıkmasına engel olamıyor! Şayet bu milletin böyle bir derdi olsaydı, bu beyefendinin 36 dedesi sadrazam, yani başbakan olamazdı!

Peki, bu tip kafalar bizde yok mu, elbette var. Hayatlarında Kapıkule’den ya da Sarp Sınır Kapısından geçmeyip, oturdukları yerden “Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar bizim” diyen, dünyadan haberi olmayan kafalarla, Prizren’deki o çürümüş beyin aynı zihniyete hizmet ediyor aslında!

Ve son olarak, aklı estiğinde kafasına koyduğu yeri işgal eden, insanları “demokrasi getireceğim” yalanları ile kandırıp, Osmanlı döneminde asırlarca barış ve huzur içerisinde bir yaşamın sürdüğü toprakları kan gölüne çeviren, emperyalist ve sömürgeci sistemin piyonlarından, sözde bir bilim adamı çıktı ortaya…

Efendim neymiş Sayın Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Kosova’da Siyasal İslam’ı yaygınlaştırmak istiyormuş. Bu çalışmaları da TİKA ve bazı kurumlar üzerinden yapıyormuş.

Buna kargalar bile güler!

Biz, bizimkileri Türk Kültür Merkezlerinde caz festivali yaptığı için eleştiriyoruz, bu Amerikalı’da bizi Siyasal İslamcı olmakla suçluyor bakar mısınız işe!

Hani bir atasözü var ya; “Dervişin fikri neyse zikri de oymuş” diye, bu Amerikalının işi de aynen öyle.

300’e yakın DAİŞ’e katılan Kosovalı varmış ve Kosova’nın Türkiye’ye karşı dikkatli olması lazımmış!

Peki, sen şunun cevabını versene önce, bu 300 kişinin içerisinde kaç tane Türkiye’de eğitim görmüş, Türkiye’nin Kosova’daki kurumlarındaki kurslara, değişik etkinliklere katılmış insan var?

80 milyonluk bir ülkeyi karalarken, iftiralar atarken bile insan biraz vicdanlı olur. Söyledikleri azıcık da olsa akla mantığa sığar.

Ama dedik ya, dervişin fikri neyse zikri de o.

Kendileri her gittiği yerde misyonerlik faaliyetlerinde bulundukları, değişik vaatler ve rüşvetlerle insanları din değiştirmeye kadar götürdükleri, zor durumdaki insanları ajan yapıp kullandıkları, dünyanın değişik bölgelerinde savaştırdıkları için Türkiye’yi de öyle sanıyorlar.

Ve iftiranın daniskası ise, bu sözde faaliyetlerin TİKA aracılığıyla yapıldığı!

El insaf!

TİKA Kosova’da okul yapıyor, Kosova Hükümeti yönetiyor, ülkenin çocukları çağdaş eğitim alıyor,

Tarım aletleri dağıtıyor köylüler kullanıyor,

Tarihi eserleri restore ediyor, ülke halkının ve turizmin hizmetine sunuyor,

Kardiyoloji ve Yoğun Bakım Ünitesi kuruyor, sağlık personeli eğitiyor, bu ülkenin halkı yararlanıyor.

Bunların hangisiyle Siyasal İslam propagandası yapılabilir Allah aşkına?

Sayın Büyükelçimiz de geçtiğimiz günlerdeki bir açıklamalarında ifade ettiler, bu ülkenin hiçbir coğrafyada tarih boyu gizli bir ajandası olmadı, olamaz da.80 milyon Türkiye ve hükümetimiz buraları tanımlarken “Gönül Coğrafyası” olarak tanımlıyor ve o felsefe ile yaklaşıyor.

Ama sizin karın ağrınız başka! Sizi rahatsız eden, korkutan her geçen gün büyüyen, yayılan Türkiye sevgisi. Sizin endişeniz, yıllardır sömürdüğünüz, arka bahçeniz, uçak geminiz, hava üstünüz, hurdalarınızı sattığınız pazarınız olarak gördüğünüz coğrafyalardaki insanların gerçekleri görmesi, uyanması.

Sizin derdiniz Kosova Halkının geleceğini kurtarmak filan değil. Siz kendinizi kurtarmanın peşindesiniz kısacası. Ama başaramayacaksınız! Sisteminiz iflas etmeye, sömürgeci zihniyetiniz ise çökmeye başladı. İlahi adalet tecelli ediyor ve içten yıkılıyorsunuz!

Tabi bu arada, karalamaya çalıştıkları ve hedef olarak aldıkları kurumun TİKA olması da manidar!

Peki, neden TİKA hiç düşündünüz mü?

Çünkü TİKA; Balkanlar, Ortadoğu ve Orta Asya gibi bölgelerde Osmanlı ruhunun yeniden canlandığını, asırlarca kardeşçe birlikte yaşayan insanların artık yalnız ve sahipsiz olmadığını, Afrika’da ise tüm beyaz insanların ŞEREFSİZ olmadığını çok güzel ortaya koyuyor!

 

 

 

 

 

a44cf29e-5690-4826-95db-a5ada6b1a411
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
Bulgaristan Türkleri haklarını istiyor Bulgaristan Türkleri haklarını istiyor...

Türkiye’nin son zamanlarda başta Balkanlar olmak üzere, içinde bulunduğu coğrafyada her geçen gün artan etkisi, kendisini dünyanın sahi...

Bakan Müezzinoğlu’ndan Balkanlar’a Vatandaşlık Müjdesi Bakan Müezzinoğlu’ndan Balkanlar’a Vatan...

Türkiye’nin son zamanlarda başta Balkanlar olmak üzere, içinde bulunduğu coğrafyada her geçen gün artan etkisi, kendisini dünyanın sahi...

Mestan’dan tarihi analiz Mestan’dan tarihi analiz

Türkiye’nin son zamanlarda başta Balkanlar olmak üzere, içinde bulunduğu coğrafyada her geçen gün artan etkisi, kendisini dünyanın sahi...

HÖH partiden attı Bulgarlar vali yaptı! HÖH partiden attı Bulgarlar vali yaptı!...

Türkiye’nin son zamanlarda başta Balkanlar olmak üzere, içinde bulunduğu coğrafyada her geçen gün artan etkisi, kendisini dünyanın sahi...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)

SON EKLENEN HABERLER
Mahir Amcan, Sencar kankan ve sen o gece neredeydiniz? Mahir Amcan, Sencar kanka...

Geçtiğimiz aylarda, Türkiye-Kosova ilişkilerini geren bir ge...

Ankara’dan abim gelmiş Komrat’ta bir bayram havası! Ankara’dan abim gel...

Bir söz vardır; “Devletlerarası ilişkilerde duygusallık olma...

Gökoğuz diyarında ağlatan sahneler..! Gökoğuz diyarında ağlatan...

Resmî ziyareti dolayısıyla Moldova’da bulunan Cumhurbaşkanı ...

“Gagauzya’nın Moldova’yla ilişkilerimizde özel bir konumu vardır” “Gagauzya’nın Moldova’yla...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarda bulunmak üzer...

Başarılı diplomattan duygulandıran makale Başarılı diplomattan duyg...

Yaklaşık üç yıldır, Türkiye Cumhuriyeti Priştine Büyükelçisi...

“Ben bir Türk Dünyası vatandaşıyım!” “Ben bir Türk Dünya...

En son onun sesini TRT ekranlarındaki, “Ömür dediğin” progra...

Devlet kuran son Türk’e veda Devlet kuran son TürkR...

Uzun süredir rahatsız olan ve tedavisi evinde süren, Gagauz ...

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da Cumhurbaşkanı Erdoğan Kır...

Kırgızistan’a düzenlediği resmi ziyaret kapsamında başkent B...

Türk vekiller kelle aldı! Türk vekiller kelle aldı!...

 “ Türkiye ve Sırbistan, tam olarak 600 yıl Arnavut hal...

KİŞİNEV’E DENEYİMLİ BÜYÜKELÇİ KİŞİNEV’E DENEYİMLİ...

Hulusi Kılıç’ın emekli olmasının ardından bir süredir boş ol...

Foto Galeri
Türkiye HABERLERİ
Video Galeri