Diyar-i Türk
Diyar-i Türk

Romanya’nın ortasında Bir Türk Cumhuriyeti;SEKELİSTAN

Ne var bunda diyebilirsiniz.Ama ilginizi çekecek olan şu ki Sekeller TÜRK. Üstelik “Atilla’nın torunlarıyız” diyorlar. Romanya’nın ortasında kimsenin bilmediği işgal altındaki bu devlet neyin nesidir diye bir bakalım. Sekelistan, masallardaki gibi neredeyse hiç bilinmeyen bir ülke. Sekelistan Karpat Dağları’nın doğusunda (Romanya) Transilvanya’nın batısında yer alıyor. Yüzölçümü yaklaşık 13 bin 500 kilometrekare.Nüfusu ise 700 bin civarında. Sekeller, […]

12 Mart 2016 - 3:46 'de eklendi ve 6372 kez görüntülendi. A+A-

Romanya’nın ortasında Bir Türk Cumhuriyeti;SEKELİSTAN

Ne var bunda diyebilirsiniz.Ama ilginizi çekecek olan şu ki Sekeller TÜRK. Üstelik “Atilla’nın torunlarıyız” diyorlar. Romanya’nın ortasında kimsenin bilmediği işgal altındaki bu devlet neyin nesidir diye bir bakalım.

Sekelistan, masallardaki gibi neredeyse hiç bilinmeyen bir ülke. Sekelistan Karpat Dağları’nın doğusunda (Romanya) Transilvanya’nın batısında yer alıyor. Yüzölçümü yaklaşık 13 bin 500 kilometrekare.Nüfusu ise 700 bin civarında. Sekeller, Macar lehçelerinden birinin farklı ağızlarını konuşmalarına rağmen onlardan farklı bir topluluk.

Sekeller Atilla'nın savaşçılarının torunları olduklarını söylüyorlarSekeller’in inanışlarına göre onlar; Atilla’nın 453’te ölümü ve devamında gelen Hun İmparatorluğu’nun çöküşü sonrasında Karpat Havzası’nda muhkem bir yere çekilen 3 bin Hun savaşçısının torunlarıdırlar. 895’te Macarlar gelene dek burada varlıklarını devam ettirdiler. Ortaçağ’ın Macar vakayinameleri de Sekeller’in Atilla’nın torunları olduklarını ve Macarlar geldiklerinde orada bulunduklarını kaydediyor. Kültürünün eski unsurları ile eski sosyal ve siyasi teşkilatlanmaları göstermektedir kî,Sekeller’in kesinlikle bir Türk boyu ile bağları var. Sekeller, eski Göktürk Alfabesi’ne çok benzer bir alfabe olan kendi alfabelerine sahip. Milli renkleri mavi ve üzerinde altın şansı bir güneşle gümüş rengi bir hilal olan bayrakları da gök mavisi. Sekellerin 6 boyu ve her boyun 4 kolu var. Ve birçoğunun adı Türkçe. Ayrıca, Sekeller Macar ağzıyla konuşmalarına rağmen, dillerinde Macarca’dakinden daha katı bir ünlü uyumu söz konusu. Yine bu özellik de dillerinin Türkçe ile olan ilgisini gösteriyor. 11. yüzyılın başından itibaren Sekeller önce güney sonra da batı sınırlarını korumak amacıyla çoğunlukla Transilvanya’da toplandılar. Burada teşkilatlanarak Latince olarak (zamanın resmi dili) Regnum Siculorum (Sekel Krallığı) dedikleri ülkelerini oluşturdular. Kayıtlara göre 1526’da Macar Devleti’nin çökmesinden sonra Osmanlı sultanları da Sekel Muhtariyeti’ni tanımış.Sekel Türkleri Hristiyan olup şu an hiç bir ülkenin tanımadığı bir cumhuriyet olarak varlıklarını sürdürmekteler.

Sekelistan'ın coğrafi konumuTransilvanya’nın Macar yöneticileri Sekelistan topraklarını işgal edip buralarda yaşayan insanları kendi hizmetleri için kullanmak amacıyla Muhtar Sekel Devleti’ni ortadan kaldırmaya niyetlendiler. Bu müdahale bir takım savaşlarla ve haklarını savunan Sekellerin isyanlarıyla karşılık buldu. Sekellerin bu özerk durumu Avusturya İmparatorluğu’nun 18. yy.da Transilvanya’yı işgal etmesinden sonra daha büyük bir darbe aldı. 1848’de Avrupa’yı silip süpüren ihtilaller dalgası Transilvanya’ya ve Sekelistan’a da ulaştı. Sekeller kendi hükümetlerini kurmak istediler fakat Macarlar buna karşı çıktı ve Sekel ileri gelenlerini Macar İhtilali’ne katılıp siyaset işlerini Macarlar’a bırakmaya ikna ettiler. Sekeller bunu kabul ettiler ve askeri güçleri ile birlikte Macarlar’a katıldılar.

Sekellerin Göktürk Alfabesine benzeyen alfabesiEkim 1848’de Sekeller ihtilale katıldılar ve Sekellerin yardımı ile Romenler ve Avusturyalı destekçileri Transilvanya’da mağlup edildiler. Ancak Macar İhtilali, Çar Rusyası tarafından ezildi ve ihtilalcilerin çoğu Osmanlı hâkimiyetindeki sahaya çekildiler. İhtilalin bastırılmasından sonra mutlakiyetçi Avusturya Yönetimi geri döndü. Macar ve Sekel liderleri idam edildiler veya hapse atıldılar. Romen liderler ise hizmetlerinden dolayı rütbeler alıp maaşa bağlandılar (bu liderler günümüz Romanya’sında hala milli kahramanlar olarak anılmaktadırlar). Avusturya ve Romen hükümetlerinin hiçbirisi bu soykırım için özür dilememiştir. Fakat 1859’da İtalyanlara ve 1866’da Prusyalılara yenildikten sonra Avusturya İmparatorluğunun gücü oldukça azaldı ve önde gelen bazı Macarlarla uzlaşmayı kabul etti. Bunun sonucu olarak da 1867’de Avusturya İmparatorluğu, Avusturya–Macaristan olarak ikili bir monarşiye dönüştü. Bu yeni devlette Macaristan içişlerinde kendi siyasetini takip edebilmiştir. Ancak, dışişleri ve savunma konuları Avusturyalıların elinde kaldı. Yeni Macar Hükümetinin 1867’den sonra ilk yaptığı işlerden biri Sekelistan’ı ve diğer Sekel kurumlarını tasfiye etmek, yani resmi olarak Sekel milletinin varlığını sona erdirmek olmuştur. Bu, Macarların 1848’de onlara yardım eden Sekellere bir teşekkürleriydi. Macar siyasetçileri, “Siz Sekeller Macarca konuşuyorsunuz, öyleyse Macar olmalısınız” tezini savunuyorlardı. Sekelistan’ın parçalara ayrılmasından sonra, bölge ihmal edildi ve iktisadi olarak çöktü. Sonuç olarak birçok insan yurtdışına göç etti. Ancak Sekeller yok olmadılar ve kim olduklarını unutmadılar.

Sekeller Osmanlı-Rus Savaşı'nda Osmanlıyı desteklemek için özel birlik kurdular1877’de Türk-Rus Savaşı esnasında Sekeller Türk ordusuna yardımcı olmak amacıyle Sekel Lejyonu adıyla bir birlik kurdular. Avusturya–Macaristan İmparatorluğu 1918’de Birinci Dünya Savaşı’nın bir neticesi olarak çökmesi ve Macarların ülkeyi koruymadıklarının açıkça görülmesi üzerine Sekeller, Sekeller Cumhuriyeti’ni kurmayı denediler. Finliler, Estonyalılar, Letonyalılar, Letonyalılar, Tatarlar gibi diğer küçük halkların yaptıkları gibi milletlerin kendi geleceklerini tayin edebilme hakkından faydalanmak istediler. Fakat hem çöken Macaristan’ın siyasetçileri hem de Fransızlardan yardım alan işgalci Romanyalılar tarafından engellendiler. Sonuç olarak Sekelistan, Transilvanya ile beraber, Fransa ve İngiltere tarafından, onlara destek olan Romanya’ya bir ödül olarak verildi. Muzaffer Batılı Güçlerin liderleri, Avrupa’da eskisinden daha adil olacak ve milletlerin kendi geleceklerini tayin etme hakkına saygılı olacak yeni bir statüko kuracaklarını iddia ettiler. Ancak, Fransa ve Britanya’nın liderleri başta olmak üzere, Birinci Dünya Savaşını başlatanlara değil Hint-Avrupalı olmayan halklara karşı yönetilmiş kinci ve ırkçı insiyaklarla hareket etmekte idiler. Britanya’nın Versay delegasyonu sekreteri Harold Nicolson’ın “Peacemaking 1919” adlı kitabındaki sözleri, yalnızca ona has olmayan bu yaklaşımı açık bir şekilde olrataya koymaktadır: “Macaristan’a karşı olan hislerim daha başkaydı. Bu Turanlı kabileye karşı geçmişte ve halen kuvvetli bir nefret duyduğumu itiraf ediyorum. Kuzenleri Turkler gibi birçok şeyi yok edip hiçbir şey ortaya koymadılar” Yani Macarlar gibi milletler onlar için sadece Asyalı ilkel kabilelerdi. Macaristan’ı Macar nüfusunun üçte birini yabancı boyunduruk altına soktular. Sekeller de bu arada kendilerini Romenlere sunulmuş bir hediye olarak buldular. 1918’den 1940’a kadar Sekelistan Romanya işgali altında idi.

SekellerRomanya, kültürel ve milli farklılıklar gösteren tebasına karşı tutumuyla her zaman kötü bir üne sahip olmuştur. Daha 1877’de bağımsız bir ülke olarak ortaya çıkar çıkmaz liderlerinin ilk icraatı Müslüman tebaayı, yani Dobrucalı Türkleri ve Tatarları, vatandaşlık hakkından mahrum etmek olmuştu. Romanya hükümetleri Sekelistan’da Romenleştirme çabalarının yanında yerel halk tarafından konolizasyon şeklinde hissedilen siyasetler gütmüşlerdir. Yıllarca Sekelistan, özellikle olağanüstü hal hukuku altında tutulmuş ve Sekelleri, Romanya Parlamentosunda temsil eden kimse olmamıştır. Ne yazık ki Romen otoritelerinin bu suistimalleri ile ilgili şikâyetler Milletler Cemiyeti tarafından duymazlıktan gelinmiştir. Kuzey Transilvanya ve Sekelistan, 30 Ağustos 1940’da Almanya ve İtalya Dışişleri Bakanlıklarının baskıları neticesinde, İkinci Viyana Anlaşması gereğince, 1940 ve 1944 yılları arasında Macaristan’a bırakıldı. Ancak Sekelistan’a hiçbir özerklik tanınmadı. 1944’te Sekelistan, iki hafta öncesine dek Nazi Almanyasının müttefiki olan Romenler tarafından desteklenen Sovyetlerin Kızıl Ordusu tarafından işgal edildi. Romenler memnuniyetle Sekelistan üzerindeki yönetimlerini tekrar oluşturdular. Romenlerin gelişi, yerel halka karşı işlenen birçok vahşeti de beraberinde getirdi. Örneğin, 26 Eylül 1944 Günü, Maniu Muhafızları Szárazajta (Rom. Aita Seacă) Köyü’nde on üç kişiyi baltalarla kafalarını uçurmak ve vurmak suretiyle öldürdüler. Bu muhafız birliği, İkinci Dünya Savaiı’ndan sonra Sekelistan’ın Kuzey Transilvanya ile birlikte Romanya’ya geri verilemsi kerektiğine karar veren Batılı Güçlerin büyük saygı gösterdiği Milli Köy Partisi’nin lideri olan Julius Maniu’nun adına hareket ediyorlardı. 1952’de yeni anayasanın onaylanmasından sonar Romen otoriteler (isteksizce ve Sovyet baskısı altında) yaklaşık olarak Sekelistan topraklarına tekabül eden coğrafya üzerinde özerk bir bölge kurdular. Fakat gerçekte bu bölge asla özerlliğe sahip olmadı. 1968’de bu özerk bölge de lağvedildi. Komünist dönemin başlangıcında Romen milliyetçiliği ülkedeki Sovyet varlığı sayesinde büyük oranda kontrol altında tutuldu. Ancak Kızıl Ordu’nun 1958’te Romanya’dan ayrılması, ülke liderlerine diğer azınlıkların yanında Sekelistan ile de iştigal etme fırsatı verdi. 1968’den sonra ise Romenler, yarı bağımsız dış siyasetlerine bir ödül olarak Batılı Güçlerin hiç de iyi niyet içermeyen desteklerini de kazanmaları üzerine büyük bir baskı ve kolonileştirme rejimi oluşturdular. Sonuç olarak Seksenlerin sonuna doğru Sekelistan’daki durum dayanılmaz hale gelmişti.

Hiçbirimizin haberi olmadığı bu topraklar bakalım yakın tarihi ve şuanki durumu ne halde?

Romanya’nın işgal ettiği Sekelistan topraklardında durum pek değişmedi. Sekelistan hala baskı altındadır. Halkı, insan hakları ihlallerine, ayrımcılığa, işkencelere maruz kalmakta ve kendi toprak ve milli kaynaklarından mahrum edilmektedir. Hâlihazırda, Sekellerin yalnızca bir grup olarak hakları gasp edilip kendi geleceklerini tayin etme haklarını kullanmaları engellenmemekte, adları da resmi olarak tanınmamaktadır. Kendi, alfabelerini kullanmaları da engellenmektedir. Dahası, Sekellerin bu vahim durumu uluslararası camia tarafından bilinmemekte ve duyulmamaktadır.

Macaristan da Sekellerin kötü durumu karşısında faydasız hatta düşmanca bir tavır sergilemiştir. Macaristan mümkün olduğunca kısa bir zamanda AB ve NATO’ya kabul edilebilmek için 1996’da (Batı baskısı altında) Romanya ile bir anlaşma imzalayarak kardeşlerini Romenlerin baskılarına terk etmiştir.
Sadece Macaristan Hükümetleri değil Macaristan Halkı da kardeşlerine karşı samimiyetsiz ve duyarsızdır. 2004 yılında düzenlenen bir halk oylamasında Macaristan Halkı’nın çoğunluğu, işgal altındaki bölgelerde bulunan Macarlara ve Sekellere vatandaşlık verilmesine karşı pratik olarak oy kullanmışlardır.

SekelistanResmi olarak hem Transilvanya’daki ve hem de Macaristan’daki Macar ileri gelenleri Sekellerin kendilerini Macar olarak ilan etmeleri beklentisi içerisindedirler; fakat Sekellere sadece oyları ve istatistik olarak Macar nüfusunu arttırmak için ihtiyaç duymaktadırlar. Romenler sık sık Sekellere “Macaristan’a gidin” veya “Asya’ya gidin” demektedirler. Ancak Macaristan’a gittiklerinde ise Macar yöneticiler ve hatta halk tarafından aşağılanmaktalar ve onlara Romen olmadıkları halde “Evinize gidin Romenler” denilmektedir.
Görüldüğü gibi Macarlar, kültürlerinin birçok unsurunu kaybettikten sonra milli bilinç seviyesi düşük mankurt bir millet haline gelmişlerdir. Kardeşlerini önemsememekte, yalnızca Batılı komşularını taklit etmekte ve onlar gibi olmak istemektedirler.

Bütün olumsuzluklara karşın Sekellerin milli uyanışı devam etmektedir ve artık durdurulamayacak bir noktaya ulaşmıştır. Bu uyanış, 1990 yılında Genç Sekeller Forumu (GSF) adı altında kurulan küçük ama dirayetli bir teşkilatın Macarların haddini bilmez ve faydasız yönlendirmelerine kulak asmamaları ile başlamıştır. Toplantılarda milli Macar sembolleri yerine Sekellerin sembollerini ilk kez kullanmaya başlayanlar bunlardır. Genç Sekeller, Göktürk Alfabesi ile bağlantı olan eski Sekel alfabesini yeniden canlandırdılar. Yerleşim yerlerinin girişlerine bu alfabe ile yazılmış resmi yazılar asarak Sekellerin hala var olduklarını, farklı olduklarını ve köklerini bildiklerini ortaya koydular.
Genç Sekellerin girişimi, dönemin olumlu tarihsel eğilimleriyle uyum içindeydi ve yerel halk tarafından iyi karşılanmıştı. Ancak Romanya Macarlarının Demokratik İttifakı adlı kuruluşun liderleri bu durumdan hoşlanmadılar ve Genç Sekelleri medyada kötülemek ve onların faaliyetlerini engellemek için ellerinden geleni yaptılar. Bu, tarihte ender görülür- ya da belki de benzeri görülmemiş- utanç verici bir olaydı: Milli bir azınlığın (Romanya’daki Macarlar) çıkarlarını savunduğunu iddia eden bir kuruluş, küçük bir milletin (Sekeller) özerk girişimlerini önlemeye çalışarak baskıcı bir devletin (Romanya) yönetimlerine çok iyi hizmet ediyordu. Bunun sonucunda, Genç Sekeller Forumu ortadan kalktı.

Fakat faaliyetleri alev alarak arkasında Macar küllerinin altında hala parıldayan yeterli sayıda Sekel kehribarı bıraktı. Bu kuruluş artık faaliyet göstermese de 1990 yılında başlatmış oldukları girişim, 2003 yılında kurulan Milli Sekel Konseyi (MSK) adlı başka bir kuruluş tarafından kısmen devam ettirilmektedir. Ancak Milli Sekel Konseyi kurucu üyelerinin, programının ve dilinin arka planı ne yazık ki bu kuruluşun Sekellerin menfaatlerini gerçekten etkili bir biçimde savunan bir güç olarak nitelendirilemeyeceklerini göstermektedir. İlk olarak, üyelerinin çoğu Romanya Macarlarının Demokratik İttifakı adlı kuruluşun öğütlerini izleyerek Genç Sekellere saldıran ve onları eleştirenler arasındaydılar. Ayrıca kuruluşlarını Doğu Avrupa diktatörlüğünün yıkılmasının sunduğu tarihsel pencereden yarar sağlayamayacak kadar geç kurdular. Milli Sekel Konseyi bağımsız olarak değil sözde Transilvanya Milli Macar Konseyi (TMMK)’nin bir toplantı yeri olarak kurulmuştu. Transilvanya Milli Macar Konseyi’nden ayrılmış olmalarına rağmen, bağımsız bir Sekel duruşundan hala yoksundurlar. Sekelistan için özerklik istiyor olsalar da milli Sekel sembollerinin kullanımını destekliyor, Sekel Milleti terimini kullanıyor ve kendilerini – Genç Sekellerin aksine – hala Macar milletinin üyeleri olarak görüyorlar. Milli ve politik bilinçleri henüz olgunlaşmamış: dikkatli bir şekilde uluslararası sahneye doğru giden bağımsız, dinamik ve becerikli bir politika yürütmektense, Macarların çıkarlarının ve hayali politikalarının gölgesinde oyalanıyorlar.

Her şeye rağmen bugün, Sekelistan’da bölgesel özerklik almayı hedefleyen güçlü bir hareket var. Sekeller artık kendi geleceğini tayin etme hakkının kullanılmasının dünyanın başka yerlerinde belli bir dereceye kadar kabul edilebilir olduğununr her geçen gün daha fazla farkına varmaktadırlar. (Sayıları bir kaç bin olan fakat uluslararası camia tarafından tanınan bağımsız devletlere sahip olan halkların bulunduğu Okyanusya’dan bahsetmek bile gereksiz). Sekel Halkı’nın barışçıl mücadelesinin zorluğuna ve Avrupa Birliği içerisinde elverişsiz bir ortamda bu mücadelenin yürütülmesine rağmen, geleneksel dirençleri sayesinde sonunda uluslararası seviyede destek kazanacağı umut edilmektedir.

a44cf29e-5690-4826-95db-a5ada6b1a411
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
“Ben bir Türk Dünyası vatandaşıyım!” “Ben bir Türk Dünyası vatandaşıyım...

Ne var bunda diyebilirsiniz.Ama ilginizi çekecek olan şu ki Sekeller TÜRK. Üstelik “Atilla’nın torunlarıyız” diyorlar. Romanya’nın orta...

KİŞİNEV’E DENEYİMLİ BÜYÜKELÇİ KİŞİNEV’E DENEYİMLİ BÜYÜKELÇİ...

Ne var bunda diyebilirsiniz.Ama ilginizi çekecek olan şu ki Sekeller TÜRK. Üstelik “Atilla’nın torunlarıyız” diyorlar. Romanya’nın orta...

Binlerce Türkiye mezunu İstanbul’da buluştu Binlerce Türkiye mezunu İstanbul’d...

Ne var bunda diyebilirsiniz.Ama ilginizi çekecek olan şu ki Sekeller TÜRK. Üstelik “Atilla’nın torunlarıyız” diyorlar. Romanya’nın orta...

Bulgaristan Türkleri haklarını istiyor Bulgaristan Türkleri haklarını istiyor...

Ne var bunda diyebilirsiniz.Ama ilginizi çekecek olan şu ki Sekeller TÜRK. Üstelik “Atilla’nın torunlarıyız” diyorlar. Romanya’nın orta...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)

SON EKLENEN HABERLER
Mahir Amcan, Sencar kankan ve sen o gece neredeydiniz? Mahir Amcan, Sencar kanka...

Geçtiğimiz aylarda, Türkiye-Kosova ilişkilerini geren bir ge...

Ankara’dan abim gelmiş Komrat’ta bir bayram havası! Ankara’dan abim gel...

Bir söz vardır; “Devletlerarası ilişkilerde duygusallık olma...

Gökoğuz diyarında ağlatan sahneler..! Gökoğuz diyarında ağlatan...

Resmî ziyareti dolayısıyla Moldova’da bulunan Cumhurbaşkanı ...

“Gagauzya’nın Moldova’yla ilişkilerimizde özel bir konumu vardır” “Gagauzya’nın Moldova’yla...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarda bulunmak üzer...

Başarılı diplomattan duygulandıran makale Başarılı diplomattan duyg...

Yaklaşık üç yıldır, Türkiye Cumhuriyeti Priştine Büyükelçisi...

“Ben bir Türk Dünyası vatandaşıyım!” “Ben bir Türk Dünya...

En son onun sesini TRT ekranlarındaki, “Ömür dediğin” progra...

Devlet kuran son Türk’e veda Devlet kuran son TürkR...

Uzun süredir rahatsız olan ve tedavisi evinde süren, Gagauz ...

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da Cumhurbaşkanı Erdoğan Kır...

Kırgızistan’a düzenlediği resmi ziyaret kapsamında başkent B...

Türk vekiller kelle aldı! Türk vekiller kelle aldı!...

 “ Türkiye ve Sırbistan, tam olarak 600 yıl Arnavut hal...

KİŞİNEV’E DENEYİMLİ BÜYÜKELÇİ KİŞİNEV’E DENEYİMLİ...

Hulusi Kılıç’ın emekli olmasının ardından bir süredir boş ol...

Foto Galeri
Türkiye HABERLERİ
Video Galeri