Diyar-i Türk
Diyar-i Türk

CELAL MUSTAFA “TABELA DERNEKÇİLERİ”

Gilan Kosova’da Osmanlı yadigarı bir şehir. Kosova Anayasası’na göre diğer bazı şehirlerde olduğu gibi bu şehirde de Türkçe Eğitim var.Ancak ne yazık ki bu yıl Türkçe Eğitime hiç kayıt olmamış.Anlayacağınız Türkçe Eğitim bir şehirde gram gram eriyor.Bu konuda Türkiye’nin Kosova Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç ve ömürlerini Türkçe Eğitime adamış birkaç öğretmen dışında kafa yoran pek fazla […]

29 Ocak 2016 - 23:02 'de eklendi ve 1415 kez görüntülendi. A+A-

CELAL MUSTAFA “TABELA DERNEKÇİLERİ”

Gilan Kosova’da Osmanlı yadigarı bir şehir. Kosova Anayasası’na göre diğer bazı şehirlerde olduğu gibi bu şehirde de Türkçe Eğitim var.Ancak ne yazık ki bu yıl Türkçe Eğitime hiç kayıt olmamış.Anlayacağınız Türkçe Eğitim bir şehirde gram gram eriyor.Bu konuda Türkiye’nin Kosova Büyükelçisi Kıvılcım Kılıç ve ömürlerini Türkçe Eğitime adamış birkaç öğretmen dışında kafa yoran pek fazla isim de yok.İşte o isimsiz kahramanlardan biri de Celal Mustafa.Yılların deneyimli eğitimcisi Gilan’daki Türkçe Eğitimin yolculuğunu sizle için kaleme aldı

1951 yılı umutların ufuklarda görünmeye başladığı dönemdir. Yıllardır ana dilde eğitim görme hevesi tüm Kosova Türklerinde olduğu gibi, Gilanlı Türkler de de vardır ve onlarda bunu ufukta görmeye başlar.

20 Mart 1951/52 öğretim  yıllarında tıklım tıklım dolan Türk sınıflarında öğrencilerin bir başkaydı mutlulukları. Çünkü o döneme kadar evlerinde, sokaklarda, işyerlerinde Türkçe konuşmalarına rağmen eğitim-öğretim dili Türkçe değildi. İster istemez Arnavutça veya Sırpça eğitim almaları mecburiydi.

Ve o gün geldi,Türklerin de hayali gerçek oldu.Birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadar 200’e yakın öğrenci kaydını bu okul yılında Türkçe yapmıştı. Ama acı ve gerçek bir olay ile Gilan Türkleri karşı karşıya idi. Gilan’da; “Sosyete Türkler” olarak tanınan,öğretmen ve siyasiler çocuklarının Sırpça ve Arnavutça’ya göndermelerinin  perde arkasında neler olduğunu, ya da neler olacağını daha geç zamanlarda göreceklerdi. Ama olan olmuştu, bunu düzeltmek için artık çok geç olduğunu düşünenler yine yanılgıya kapılmışlardı. Çünkü geç  görünen bu olguyu, yanılgıyı düzeltmek için girişimde bulunanlar perde arkasındaki gerçekleri görmeye başladılar. 1951-1971 yıllarına kadar  Gilan-Musa Zaymi 8 yıllık ilköğretim devam etmiştir.Ancak o yıl,dönemin öğretmeni erken emeklilikten faydalanmak amacıyla birinci sınıfa kaydını yaptıran öğrencileri iki ay sonra dağıttı ve Türkçe eğitime büyük bir darbe vurdu.

Türkçe eğitimi yeniden canlandırmak amacıyla 1983/84 eğitim-öğretim yılında  iki arkadaş,İsmail Seyfettin ve ben Gilan’da yeniden  Türkçe eğitimin başlama girişimlerini başlattık.İlk işimiz birinci sınıfa kaydını yapacak olan öğrenci sayısını tespit etmekti. Tam tamına 10 öğrenci tespit edilmişti. Veliler ile temasa geçildi. Temaslarımızda hiç ummadığımız tepkiler ile arşılaştık. İşin en acı tarafı,Türkçe eğitimde çalışmış ve o dönemde Türkler adına önemli mevkilerde çalışmakta olan Türk aydınlarının olumsuz yöndeki tepkileriyle karşılaşmamızdı. Gilan’da Türkçe  ilköğretimde çalışan bir öğretmenin çocuklarını Sırpça eğitime verdiğini, ondan sonraki öğretmenin de iki çocuğunun Arnavutça iki çocuğunu da Sırpça’ya gittiklerini,kısacası;Gilan’da Türkçe ilköğretim  kapatılıncaya kadar hiçbir Türk öğretmenin çocuklarının Türkçe okula gitmediğini,hatta bazı öğretmenlerin erken emeklilikten faydalanabilmek için sınıfların dağılmasını sağladıklarını, bazılarının da Türkleri “işgalcı”, “zülümkar” ve hor gördüklerini tespit ettik.

O dönem konuştuğumuz velilerden ancak beşi bazı şartlar koşarak çocuklarının birinci sınıfa Türkçe kaydını yapmaya razı olmuşlardı. Bu şartlardan birinin ne kadar  önemli olduğu bu günlerde de güncelliğini korumaktadır:.O şart şuydu; çocukları Türkçe okumayan öğretmene çocuklarını vermeyecekler, en azından; ilkokul, orta veya liseyi Türkçe okumamış bir öğretmeni kabul etmeyeceklerdi.Bu veliler ardından da,üniversite mezunu olsa dahi,Türkçe okumamış öğretmenlerin Türkçe eğitimde çalışmasının uygun olmayacağını gündeme getirmişlerdi. Bunun da ne denli doğru olduğunu bugün Gilan’da ki Türk sınıflarındaki öğrenci sayısı göstermektedir.

Ayrıca; anne, baba, yenge, amca, kuzen,  aynı aileden birçok insanın  yıllarca Türkçe eğitimde çalışmasına rağmen ,hiç birinin çocuğunun Türkçe eğitime kaydını yapmaması başka bir acı ve üzücü gerçektir.

Peki,Gilan’da Türkçe eğitim bu noktaya nasıl gelmiştir?

Sizlere bir örnek;

On yıl önce, 16 yıl başka dilde eğitim almış şahsın  eğitim aldığı dilde dili yeterli olmadığı için  Arnavutça eğitimde çalışması uygun görülmemiş,ancak çeşitli baskı ve torpillerle  Türkçe eğitimde çalışabilmesine yetkililerden tarafından onay verilmiştir.Bunun üzerine, veliler bu duruma itiraz edip,çocuklarını okula vermeyeceklerini  bildirmişlerdir.Artan bu tepkilerin ardından ilgili şahıs, Türkçe seviye belirleme sınavına tabi tutulmuş ve yapılan sınav sonucunda kendisine “Türkçe eğitimde çalışabilir” raporu verilmiştir.Şimdi soruyorum size; mantık bunun neresinde?

16 yıl eğitim aldığı dilde yetersiz görülen bir insan,bir gün dahi eğitimini görmediği Türkçe’de nasıl yeterli olabiliyor ve Türkçe öğretmeni olabiliyor?

İşin garip tarafı bu insanlar,kendi  çocukları okul çağına geldiğinde de, yine öncekileri gibi,yani; anne, baba, amca, yenge kuzen kökenli Türkçe eğitimde çalışmış öğretmenlerin çocukları gibi Türkçe’ye vermiyor, hatta çocuklarını Arnavutça’ya veren Türk velilerini eleştirp,onların yüzünden Türkçe sınıfın açılamadığını,bu nedenle de annesinin hergün  12 kilometre yolculuk yaptığını dile getiriyor, şikayetlerde bulunuyor;ama kendi çocuğunu, ne kendisine, ne annesine,ne de beraber çalıştığı Türk meslekdaşlarıına güvenip teslim edemiyor

Ne acı bir gerçek ki,üniversite mezunu olup Türkçe eğitim almamış öğretmenlerin öğrencileri ve çocukları lise mezunu olan öğretmenin öğrencilerinden ve çocuklarından hiçte başarılı değiller.Üniversite mezunu olmakla övünen bu öğretmenlerin devamlı olarak yaptıkları tek iş ise Türkçe eğitimde kadro yetersizliğini mazaret göstermek.Bunların bir diğer özelliği ise;annesi babası, amcası, yengesi Türk kökenli ve Türkçe eğitimde çalışmış olmasına rağmen hiç birinin çocuklarının Türkçe eğitim görmemiş olması.

   Tabi başkaları da var.Hani bir atasözümüz var ya “Böyle dost varken düşmana ne gerek var” diye,aynen o cinsten.Türkiye’den  Gilan’a bazı isimler gelin olarak gelmiş (evlenmiş),onlar gelesiye kadar ailelerin tüm bireyleri Türkçe eğitim görürken, onların gelmesiyle tüm ailenin çocukları Arnavutça eğitime geçmiş iyi mi?

Çok şükür ki;bugüne kadar okulumuzda okumuş öğrencilerimizin büyük bir çoğunluğu başarılı olmuş,  hatta lise mezunu öğretmenin öğrencileri kadrolu öğretmenlerin öğrencilerinden daha üstün başarı göstermiş ve büyük bir çoğunluğu üniversite mezunu olmuş,bazıları yüksek lisansını, doktorasını yapıp üniversitelerde öğretim görevlisi olabilmiştir.(derler ya diploma çalışmaz misali)

Türk Kadrosunu Arnavut ve Sırp Okulları Kendi Kadrosuna Alırlardı

Gilan’da Türkçe eğitimde özellikle lisede Türk kadrosu her zaman diğer kadrolardan daha kalifiye idi.Çünkü ,Matematik ve Fizik hocalarmız Türkçe’nin yanısıra Sırpça ve Arnavutça,Sosyoloji, Hukuk, Tarih ve Coğrafya  hocalarımız da diğer dillerde ders veren saygın hocalardı. Ne acıdır ki sözkonusu hocalarımızın çocuları Türkçe eğitime gelmezlerdi. Bu öğretmenlerimizin Türkçe okumayan çocuklarından ancak 3-4’ü üniversite  mezun olabilmişlerdir.

Ayrıca sağlık lisesinde yıllarca mesai dışı çalışmış beş uzman Türk doktorundan yalnızca birinin çocukları Türkçe eğitim görmüş,o doktorumuzun tüm çocukları üniversite mezunu olup akademik kariyer yapmış,diğer doktorların çocukları ise ancak,ya lise mezunu olabilmişler ya da üniversiteyi ancak bitirebilmişlerdir.

 Tabi birde “Tabela Dernekçileri ” vardır Gilan’da! Çocuklarını Arnavutça eğitime yazdıran bazı öğretmenler çeşitli tabela dernekler kurarak,Türklük sevdalısı kesilirler, Türklere katkı sunacakları gerekçesiyle;Gilanlı Türklerin aralarında gerginliklerin yaşanmasına ve dağılmalarına neden olurlar.Onlar; “Protokol Dernek Başkanları” unvanı ile tarihteki yerlerini almışlardır çoktan.

Her şeye rağmen Gilan’da Türkçe eğitim büyük başarılara imza atmıştır. Her ne kadar içinde bulunduğumuz tablo, hazin ve üzücü olsa da;Gilan’da Türkçe eğitim Avrupa’nın çeşitli yerlerine yerleşmiş öğrencilerimiz sayesinde Kosova sınırlarını çoktan aşmıştır.

Yazımızın sonunda,Gilan’da Türkçe eğitim almış Türkiyeli bir velimizin bizlere gönderdiği mesajı sizlerle paylaşarak sevincimize sizinde ortak olmanızı diliyorum;

   “Celal Hocam,Kosova’da çocuklarımıza eğitim veren siz ve diğer öğretmen arkadaşlarımızın sayesinde çocuklarımız gurur kaynağımız oldu.Altyapı olarak evlatlarımıza verdiğiniz ışık şu zamanlarda bizleri daha da mutlu ediyor ve aydınlatıyor .Kosova’dan Turkiye’ye dönüş yapıp, ilk dönem örnek öğrenc, ikinci dönem takdir belgesi almak her öğrenciye nasip olmaz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederiz , saygı sevgi hürmetler diliyoruz ( yegen ailesi).”

Tüm öğrenci ve velilerimize bu tür  başarıların yaşamaları dilekleriyle saygı ve sevgiler

 

 

a44cf29e-5690-4826-95db-a5ada6b1a411
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
“Türkiye’yi Balkanlarda daha çok görmek istiyoruz”  “Türkiye’yi Balkanlarda daha çok görmek ...

Gilan Kosova’da Osmanlı yadigarı bir şehir. Kosova Anayasası’na göre diğer bazı şehirlerde olduğu gibi bu şehirde de Türkçe...

Başkan Yağcılar, kapı yağsız ve artık gıcırdıyor! Başkan Yağcılar, kapı yağsız ve artık gı...

Gilan Kosova’da Osmanlı yadigarı bir şehir. Kosova Anayasası’na göre diğer bazı şehirlerde olduğu gibi bu şehirde de Türkçe...

MİT tüm ülkeyi uyuttu MİT tüm ülkeyi uyuttu

Gilan Kosova’da Osmanlı yadigarı bir şehir. Kosova Anayasası’na göre diğer bazı şehirlerde olduğu gibi bu şehirde de Türkçe...

Türk Dünyası EkoAvrasya çatısı altında buluştu Türk Dünyası EkoAvrasya çatısı altında b...

Gilan Kosova’da Osmanlı yadigarı bir şehir. Kosova Anayasası’na göre diğer bazı şehirlerde olduğu gibi bu şehirde de Türkçe...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(1 Yorum)

SON EKLENEN HABERLER
KİŞİNEV’E DENEYİMLİ BÜYÜKELÇİ KİŞİNEV’E DENEYİMLİ...

Hulusi Kılıç’ın emekli olmasının ardından bir süredir boş ol...

“Türkiye’yi Balkanlarda daha çok görmek istiyoruz”  “Türkiye’yi Balkanlarda d...

Karabük Üniversitesi Artı Kariyer Kulübü tarafından organize...

Milletimize ve tüm dünyaya müjdemiz olacak Milletimize ve tüm dünyay...

 Resmi temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gelen...

Başkan Yağcılar, kapı yağsız ve artık gıcırdıyor! Başkan Yağcılar, kapı yağ...

Türk tarihi bunu da yazdı! Kosova’daki bir Türk partisinin, ...

MİT tüm ülkeyi uyuttu MİT tüm ülkeyi uyuttu

MİT ve Kosova İstihbaratının düzenlediği ortak operasyon ile...

“Kırım’a destek isteyenler Karabağ’a da baksın” “Kırım’a destek isteyenle...

Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Parlamentosu 201...

MHP’de Türk Dünyası Aydın’a emanet MHP’de Türk Dünyası...

 Milliyetçi Hareket Partisi’nde (MHP) genel başkan yard...

“İşbirliğimiz mükemmel sonuçlar veriyor” “İşbirliğimiz mükemmel so...

6.Küresel Bakü Formu’na katılmak üzere, Azerbaycan’ın başken...

Türk Dünyası EkoAvrasya çatısı altında buluştu Türk Dünyası EkoAvrasya ç...

Avrasya coğrafyasına yönelik başarılı çalışmalarıyla her dön...

Kahil;”Türkiye’deki beraberlik bizi mutlu ediyor” Kahil;”Türkiye̵...

Makedonya Dış Yatırımlardan Sorumlu Devlet bakanı Prof. Dr. ...

Foto Galeri
Türkiye HABERLERİ
Video Galeri