Diyar-i Türk
Diyar-i Türk

TBMM BAŞKANI KAHRAMAN’DAN BÜYÜKELÇİLERE RESEPSİYON

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 8. Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Türkiye’de bulunan büyükelçiler onuruna TBMM’de resepsiyon verdi. Kahraman, “Çıkarın var diye, binlerce kilometre ötedeki coğrafyalara keyfi biçimde müdahale edemez, o ülkelerde karışıklık ve kargaşa çıkaramazsın. Ama bugünün hakim güçlerinin yaptıkları kimi zaman tam da budur. Günümüzde uluslararası ilişkiler, maalesef bir çifte standartlar çetelesi haline dönmüş bulunuyor” dedi. […]

13 Ocak 2016 - 22:19 'de eklendi ve 701 kez görüntülendi. A+A-

TBMM BAŞKANI KAHRAMAN’DAN BÜYÜKELÇİLERE RESEPSİYON

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 8. Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Türkiye’de bulunan büyükelçiler onuruna TBMM’de resepsiyon verdi. Kahraman, “Çıkarın var diye, binlerce kilometre ötedeki coğrafyalara keyfi biçimde müdahale edemez, o ülkelerde karışıklık ve kargaşa çıkaramazsın. Ama bugünün hakim güçlerinin yaptıkları kimi zaman tam da budur. Günümüzde uluslararası ilişkiler, maalesef bir çifte standartlar çetelesi haline dönmüş bulunuyor” dedi.

Resepsiyonda gerçekleştirdiği konuşmasında Kahraman, TBMM’nin, millet iradesinin vücut bulduğu, devletin geleceğe yönelik karar ve tasarılarının şekillendirildiği yasama organı olarak tabiatıyla, dış politikayla da doğrudan ve en yüksek düzeyde ilgili olduğunu belirtti.

Meclis’in, hem dış gelişmeleri hem de büyükelçilerin çalışmalarını yakından izleyerek, sorumluluklarını yerine getirmeye çalıştığını ifade eden Kahraman, Türkiye’nin yakın çevresinde çok büyük insani trajedilerin olduğu zor dönemde, Meclis’in ve büyükelçilerin sorumluluğunun çok daha ağır hale geldiğini, yaşananların daha büyük bir dikkat, ciddiyet ve çaba gerektirdiğini söyledi.
????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????

Sahillere vuran çocuk bedenlerinin yürek burkan görüntülerinin sürekli yaşandığı bir ortamda söylenecek sözlerin, sorumlulukların ağırlığını daha iyi hissetmeyi sağlayacak minvalde olması gerektiğini dile getiren Kahraman, bu trajedilerin, kendi kendine ortaya çıkmadığını kaydetti.

Bunların, Türkiye’nin bölgesindeki siyasi ve toplumsal şartların ve kimi zorba idarelerin yol açtığı büyük hadiseler olduğunu bildiklerini ifade eden Kahraman, “Bizi bir nebze olsun teselli eden ve ferahlatan husus, bugün dış siyasetimizin sıklet merkezinde, insani sorunların hallinin ve bunlara yol açan saiklerin izole edilmesi ya da en aşağı seviyelere çekilmesi gayretinin bulunduğunu görmemizdir. O nedenle, 8. Büyükelçiler Konferansı’nın ana teması olarak ‘Kriz Yönetimi: İnsani Çözümler’ ana başlığının belirlenmiş olmasının, gayet isabetli bir seçim olduğunu belirtmeliyim” dedi.

Türkiye’nin son yıllarda insani diplomaside tüm dünyada dikkat çeken bir hamle yaptığını, Birleşmiş Milletler sıralamalarına göre, fert başına düşen dış yardımda birinci sırayı aldığını hatırlatan Kahraman, bu durumun, sahip olunan manevi ve milli değerlerin dış politikadaki yansıması olduğuna işaret etti.

Türkiye’nin sadece en fazla yardım yapan ülkelerden biri değil aynı zamanda, dünyada en fazla mülteciyi kabul eden ülke konumunda olduğunu belirten Kahraman, Türkiye’nin, ilk kez gerçekleştirilecek Dünya İnsani Zirvesi’ne ev sahipliği yapmak üzere seçilmesinin, insani diplomasi alanındaki etkinliğini ispatlayan bir gelişme olduğunu kaydetti.

Şu sıralar, Türkiye’nin etrafında yaşanan vahim tablodan söz edildiğinde, ilk anda akla, daima, güney komşuların geldiğini belirten Kahraman, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tabiatıyla, karşı karşıya bulunduğumuz sorunlar sadece güney coğrafyamızla sınırlı bulunmamaktadır. Kuzeyimizde de sorunlar daha çetrefil bir hal almıştır. Kırım’ın uluslararası hukuk kaideleri hiçe sayılarak ilhak edilmesi ve sonrasında meydana gelen hadiselerin kabul edilmesi mümkün değildir. Kırım halkının ve özellikle orada yaşayan Kırım Türklerinin güvenlik, adalet ve refah içinde hayatlarını idame ettirebilmelerinin sağlanması, dış politikamızın öncelikli gündem maddelerinden birini teşkil etmektedir.”

Dış politikanın değişmez gündem maddelerinden ve sorunlu alanlarından birinin de Kıbrıs olduğunu belirten Kahraman, TBMM’nin Kıbrıs meselesinde halkların eşitliğine dayalı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunması gayesiyle sürdürülen çabaları desteklediğinin altını çizdi.

Kahraman, 1915 olaylarına da değinerek, şöyle konuştu:
????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????????

“Meclis’imiz, 1915 tehcir olayları çerçevesinde ortaya atılan mesnetsiz ve tamamen milletimizi karalama gayreti güden iddialar karşısında hakkın, hukukun, adaletin ve gerçeğin yanında olmaya devam edecektir. Meclis’imiz, kısmen yalan ve uydurmalara, kısmen çarpıtma ve saptırmalara, kısmen de kimi gerçeklerin saklanmasına dayalı bu iddialar karşısında doğruları ve gerçekleri ortaya koymak için üzerine düşeni eksiksiz yapma kararlılığı içindedir.”

Azerbaycan-Ermenistan arasındaki ihtilafı da yakından izlediklerini, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün destekçisi olarak, Karabağ’daki işgalin bir an önce sona erdirilmesini istediklerini vurgulayan Kahraman, AB ile ilişkilerin de anlaşma ve sözleşmelere uyularak, ahde vefa ilkesi çerçevesinde, adil, hakkaniyetli ve taktiksel yaklaşımların ötesine geçen stratejik bir anlayışla sürdürülmesi temennisinde bulundu.

Türkiye’nin dış politikasının, tarihin ve coğrafyanın yüklediği ağır sorunlarla başa çıkma gibi zor bir görevi ifa etmek durumunda olduğunu belirten Kahraman, şunları kaydetti:

“Jeopolitik konumumuz gereği, çevremizdeki bu sorunlar bizi doğrudan etkiliyor. Böylesi bir coğrafyada yaşamanın nimet ve külfeti, avantaj ve dezavantajları eşit ölçüde büyük. Bu zorlu yürüyüşte bizim en büyük güvencelerimizden birini, hariciyemizin kıymetli mensuplarının genelde iyi bir müktesebata, donanıma ve birikime sahip bulunmaları, içinde yaşadığımız çağı ve dünyayı iyi tanıyor olmaları, büyük bir tecrübe mirasına dayanmaları, profesyonellikte ve mesleki beceride yetkinliği yakalamaları oluşturmaktadır.”

Kahraman, büyükelçilere hitaben “Sizler, salt genel kültürün ve profesyonelliğin, bir milletin dış politikasının yürütülmesinde ve milli davalarının izinin sürülmesinde yeterli olmayacağının şuurundasınız. Devleti ve milleti değişik coğrafyalarda ve ülkelerde temsil etmenin çok ağır bir mesuliyet anlamına geldiğinin de farkındasınız” dedi.

Büyükelçilere seslenen Kahraman, şu ifadeleri kullandı:

“Yabancı devletler ve toplumlar nezdinde Türkiye’yi temsil eden sizlerden, milletimiz, diplomatik temsilciliklerimize yolları düştüğünde gerekli ev sahipliğini görmeyi beklemektedir. Bunu sağlayacak olan sizlersiniz. Devlet, milleti için vardır. Öncelik insana aittir. Onun için, ‘Bir topluluğun efendisi, ona hizmet edendir’ denilmiştir. Elbette bizim, millet olarak tarihte ifa ettiğimiz vazifeye uygun, kendimize özgü bir dış siyaset vizyonumuzun, kendimize özgü değerlerimizin bulunması tabiidir. Bugünkü küresel ölçekte etkili ve egemen güçlerin dünyaya dayattıkları dış politika tasavvuru, paradigması, zihniyeti ya da anlayışına hiçbir itirazda bulunmadan teslim olmamız, bize kabul ettirilmeye çalışılan uluslararası siyaset düşüncesi ya da felsefesini sömürge ülkesi tavrı içinde aynen taklit edip benimsememiz beklenemez.”

Günümüzde bazı uluslararası aktörlerin, askeri ve iktisadi gücü ellerinde bulunduruyor olmanın sonucu olarak, uluslararası ilişkileri bir çatışma ya da savaş hali olarak tanımladığını belirten Kahraman, “Onların lügatinde sulh, selamet ve barış gibi kelimelerin çok fazla yeri yok. Bu sebeple, Klauzevits’in ‘Savaş, siyasetin başka araçlarla devamıdır’ sözünü çok seviyorlar. Böylece diplomasiyi bir tür savaş olarak görüyor ve öyle yürütüyorlar” diye konuştu.

Diplomasideki en büyük barış gösterilerinin bile onlar açısından, üstü örtülü savaş anlamı taşıdığını belirten Kahraman, “Savaş çıkartmaktan da çekinmiyorlar çünkü onlara göre, savaş da bir tür diplomasi” dedi.

Türkiye’nin bu şekilde düşünmesinin mümkün olmayacağını vurgulayan Kahraman, muhatapların zihin kodlarının bu olduğunun, böylesi bir paradigma ya da siyaset felsefesine sahip bulunduğunun asla akıldan çıkarılmaması gerektiğinin altını çizdi.

“Evet biz, onlar gibi düşünemeyiz, fakat onların nasıl düşündüklerini görmezden gelme ya da göz ardı etme gafletine de düşmemek zorundayız” diyen Kahraman, şöyle devam etti:

“Unutmamamız gereken bir başka husus da şudur; bugünün dünyasında ‘çıkar’ ya da ‘menfaat’ kavramı kutsallaştırılmış, ‘adalet’ kavramı da gözden düşürülmüştür. Uluslararası ilişkilerde en çok kullanılan kavram, ‘ulusal çıkar’ ya da ‘milli menfaat’. Merhamet mefhumunu geçtik, adalet kavramını hatırlayan var mı? Yok. Varsa yoksa menfaat. Günümüzün hakim güçleri, ‘çıkar’ kavramı ile politikalarını, faaliyetlerini ve eylemlerini meşrulaştırıyor, davranışlarına meşruiyet üretiyorlar. Halbuki bu, zulmün ta kendisidir. Bu sömürge medeniyeti zihniyetinde ‘zulüm’ ve ‘adalet’ kavramı bir şey ifade etmiyor. Diyorlar ki: ‘Ben şu operasyonu yapacağım çünkü bunda ulusal çıkarım var.’ Böylece, ulusal çıkarı var diye o politika meşru hale geliyor. Bu, hem bir trajedi, hem de komedyadır, ortada trajikomik bir durum var.”

20. yüzyılın önemli düşünürü Martin Buber’in “Kolektif bencillik, bireysel bencillikten daha değerli olamaz” dediğini aktaran Kahraman, bencilliğin toplumda da kötü olduğunu belirtti.

Çıkarcılık, çıkarlarını putlaştırma tutumu nasıl bir fert ya da birey için fazilet anlamına gelmiyorsa, karakter düşüklüğü demekse bunun uluslar için de böyle olduğunu ifade eden Kahraman, şunları kaydetti:

“Ulusal çıkar diye bir kavram yerine, ulusal hak ya da milli haklar, milli hukuk kavramının kullanılması gerektiği düşüncesindeyim. Her millet, kendi hakkının ve hukukunun takipçisi olmalıdır, olması tabiidir ama hak, çıkardan doğmaz. Çıkarın var diye, binlerce kilometre ötedeki coğrafyalara keyfi biçimde müdahale edemez, o ülkelerde karışıklık ve kargaşa çıkaramazsın. Ama bugünün hakim güçlerinin yaptıkları kimi zaman tam da budur. Günümüzde uluslararası ilişkiler, maalesef bir çifte standartlar çetelesi haline dönmüş bulunuyor. Ulusal çıkar kavramından düzmece hak üretenler için haklılığın kaynağı da güçten ibaret.”

Günümüz dünyasının kurallarla yönetildiğini, Birleşmiş Milletler çatısı altında Güvenlik Konseyi gibi karar organlarının bulunduğunu, fakat bunların çalışma düzenlerine dikkatlice bakıldığında, ortada sadece güçlülere hizmet eden bir yapılanmanın yer aldığını belirten Kahraman, “Değerli Cumhurbaşkanı’mızın çok haklı ifadesi ile uluslararası ilişkiler cangılında yüksek sesle ‘dünya 5’ten büyüktür’ diyemiyorsunuz” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise gerçekleştirdiği konuşmasında , TBMM Başkanı İsmail Kahraman tarafından 8. Büyükelçiler Konferansına katılan büyükelçiler onuruna verilen resepsiyonda, büyükelçilerle birlikte yüce Meclisin çatısı altında olmaktan onur ve mutluluk duyduklarını bildirdi.

Çavuşoğlu, “Tüm devlet işlerinde olduğu gibi dış politikamızın meşru temelini de Türkiye Büyük Millet Meclisi oluşturuyor. Bu anlayışla yüce Meclisimizin menfaatleri için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Türkiye’nin yakın bölgesinin çok sayıda krizlerle karşı karşıya olduğunu belirten Çavuşoğlu, sorunlara çözüm üretilmesi ve sorunlarla mücadele edilmesi esnasında sahip oldukları değerlerin kendilerine yol gösterici olduğunu söyledi.

Gerçekçi bir perspektifle ülkenin çıkarlarını ve güvenliğini hep ön plana çıkarttıklarını vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi ile yaptığımız eşgüdüm ve işbirliği, dış politika hedeflerimizi hayata geçirmek bakımından büyük önem arz ediyor. Bu işbirliğinin başlıca aracı, parlamenter diplomasidir. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisinde görev yaptığım dönemde de bunun faydasını çok gördüm, önemini bizzat tecrübe ettim. Ülkelerin kamuoylarına ulaşmamız bakımdan, özellikle de görüşlerimizi çok geniş bir satıhta duyurmak bakımından parlamenter diplomasinin önemini bir kere daha vurgulamak istiyorum.”

Çavuşoğlu, Ermeni lobilerinin geçen yıl dünya çapında Türkiye aleyhine bir hava yaratmak ve kararlar aldırmak için çaba harcadığını anımsattı. Çavuşoğlu, “Ancak beklediklerini bulamadılar. Bu süreçte, Türkiye Büyük Millet Meclisi büyük bir çaba harcadı. Yüce Meclisimizi ve görev alan arkadaşlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Sonuç olarak, bu süreçte parlamenter diplomasinin önemine son derece somut ve güçlü bir biçimde bir kez daha şahit olduk” diye konuştu.

Çavuşoğlu, Büyükelçiler Konferansının her yıl belli bir temayla düzenlediğini, bu yılki temanın “Kriz Yönetimi: İnsani Çözümleri” olarak belirlediğini belirterek, bunun her şeyden önce Türkiye’nin insani konularda üstlendiği yapıcı rolün bir yansıması olduğunu söyledi.

Türkiye’nin gerek Birleşmiş Milletlerde gerekse de G20’de insani konuları uluslararası toplumun gündemine taşıdığına dikkati çeken Çavuşoğlu, şunları ifade etti:

“Kriz Yönetimi: İnsani Çözümleri’ temasını belirlerken önümüzdeki dönemde ev sahipliği yapacağımız iki önemli etkinliği de dikkate aldık. İlk kez düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İnsani Zirvesine 23-24 Mayıs’ta İstanbul’da ev sahipliği yapacağız. Ardından 27-29 Mayıs tarihlerinde Antalya’da en az gelişmiş ülkelerin temsilcileriyle bir araya getireceğiz. Onların sorunlarına hep birlikte çözüm arayacağız. Dış politikamızın yürütülmesinde eşgüdüm ve işbirliğinin vazgeçilmez olduğunun farkındayız. Bu çerçevede başbakan yardımcılarımızı ve sayın bakanlarımızı da konferansa davet ettik. Gerek tartışmalarımızın zenginleştirilmesi, gerekse çalışmalarımızın görünürlüğünü artırmak amacıyla konferansımıza yabancı konukları da davet ettik, onları da ağırlıyoruz.”

Büyükelçilerle birlikte Gaziantep’i ziyaret edeceklerini, orada Dışişleri Bakanlığının Gaziantep temsilciliğinin resmi açılışını yapacaklarını belirten Çavuşoğlu, “Tüm devlet işlerinde olduğu gibi dış politikamızın meşru temelini de Türkiye Büyük Millet Meclisi oluşturuyor. Bu anlayışla Yüce Meclisimizin menfaatleri için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, büyükelçilerle fotoğraf çektirdi.

a44cf29e-5690-4826-95db-a5ada6b1a411
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
“Ben bir Türk Dünyası vatandaşıyım!” “Ben bir Türk Dünyası vatandaşıyım...

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 8. Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Türkiye’de bulunan büyükelçiler onuruna TBMM’de reseps...

KİŞİNEV’E DENEYİMLİ BÜYÜKELÇİ KİŞİNEV’E DENEYİMLİ BÜYÜKELÇİ...

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 8. Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Türkiye’de bulunan büyükelçiler onuruna TBMM’de reseps...

Binlerce Türkiye mezunu İstanbul’da buluştu Binlerce Türkiye mezunu İstanbul’d...

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 8. Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Türkiye’de bulunan büyükelçiler onuruna TBMM’de reseps...

Bulgaristan Türkleri haklarını istiyor Bulgaristan Türkleri haklarını istiyor...

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 8. Büyükelçiler Konferansı dolayısıyla Türkiye’de bulunan büyükelçiler onuruna TBMM’de reseps...

BU HABER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ BELİRTMEK İSTER MİSİNİZ?(Yorum Yok)

SON EKLENEN HABERLER
“Gagauzya’nın Moldova’yla ilişkilerimizde özel bir konumu vardır” “Gagauzya’nın Moldova’yla...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarda bulunmak üzer...

Başarılı diplomattan duygulandıran makale Başarılı diplomattan duyg...

Yaklaşık üç yıldır, Türkiye Cumhuriyeti Priştine Büyükelçisi...

“Ben bir Türk Dünyası vatandaşıyım!” “Ben bir Türk Dünya...

En son onun sesini TRT ekranlarındaki, “Ömür dediğin” progra...

Devlet kuran son Türk’e veda Devlet kuran son TürkR...

Uzun süredir rahatsız olan ve tedavisi evinde süren, Gagauz ...

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kırgızistan’da Cumhurbaşkanı Erdoğan Kır...

Kırgızistan’a düzenlediği resmi ziyaret kapsamında başkent B...

Türk vekiller kelle aldı! Türk vekiller kelle aldı!...

 “ Türkiye ve Sırbistan, tam olarak 600 yıl Arnavut hal...

KİŞİNEV’E DENEYİMLİ BÜYÜKELÇİ KİŞİNEV’E DENEYİMLİ...

Hulusi Kılıç’ın emekli olmasının ardından bir süredir boş ol...

“Türkiye’yi Balkanlarda daha çok görmek istiyoruz”  “Türkiye’yi Balkanlarda d...

Karabük Üniversitesi Artı Kariyer Kulübü tarafından organize...

Milletimize ve tüm dünyaya müjdemiz olacak Milletimize ve tüm dünyay...

 Resmi temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gelen...

Başkan Yağcılar, kapı yağsız ve artık gıcırdıyor! Başkan Yağcılar, kapı yağ...

Türk tarihi bunu da yazdı! Kosova’daki bir Türk partisinin, ...

Foto Galeri
Türkiye HABERLERİ
Video Galeri