Diyar-i Türk

İŞTE HAYAT BUDUR!

Dünyada sevilen ve rağbet gören oyunlardan olan tavla ve satrancın da bir hikayesi olduğunu biliyor muydunuz? Evet, Doğu kökenli ve efsanevi bir hikayesi olan bu oyunlar asırlardır oynanmakta. Efsaneye göre zamanın Hint İmparatoru danışmanlarına, çocuklarının savaşta iyi düşünen başarılı birer general olmaları için bir yol bulmaları talimatını vermiş ve bu talimat üzerine imparatorun danışmanlarından Herssabbin […]

Bu Haber 06 Ocak 2016 - 19:55 'de eklendi ve 512 kez görüntülendi.

İŞTE HAYAT BUDUR!

Dünyada sevilen ve rağbet gören oyunlardan olan tavla ve satrancın da bir hikayesi olduğunu biliyor muydunuz?

Evet, Doğu kökenli ve efsanevi bir hikayesi olan bu oyunlar asırlardır oynanmakta.

Efsaneye göre zamanın Hint İmparatoru danışmanlarına, çocuklarının savaşta iyi düşünen başarılı birer general olmaları için bir yol bulmaları talimatını vermiş ve bu talimat üzerine imparatorun danışmanlarından Herssabbin Dahire adlı bir Hint düşünürü satranç oyununu bulmuştur.

Günün birinde Hint İmparatoru, bir satranç takımını, yanında bir mektup ile birlikte, hediye olarak Pers İmparatoruna göndermiş. Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmamış, sadece:

Pers İmparatoru’na:

“Kim daha çok düşünüyor,
kim daha iyi biliyor,
kim daha çok ileriyi görüyorsa o kazanır.
İŞTE HAYAT BUDUR…” diye yazmış.

Pers İmparatoru bu mesajı dönemin en bilgili veziri olan Buzur Mehir ile paylaşmış ve ondan önce oyunu çözmesini, sonra da karşılık olarak Hint İmparatoru’na hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini istemiş.

Buzur Mehir tarafından bin dört yüz yıl önce tasarlanan tavla oyunu; dünyanın en popüler oyunlarından biridir. Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi de son derece etkileyicidir.

Tavlanın 4 köşesi 4 mevsimi, içindeki karşılıklı 6′şar hane 12 ayı, pulların toplamı ayın 30 gününü, siyah-beyaz pullar gece ve gündüzü, karşılıklı 12′şer hane günün 24 saatini simgeler.

Buzur Mehir’in bulduğu oyunu çok beğenen Pers İmparatoru, Hint İmparatoru’nun hediyesine karşılık olarak bir tavla takımı göndermiş. Hediyesine iliştirdiği mektupta ise şöyle yazıyormuş:

Hint İmparatoru’na:
“Evet,
Kim daha çok düşünüyor,
kim daha iyi biliyor,
kim daha çok ileriyi görüyorsa o kazanır.
Ama şansı da unutmamak gerekir.
İŞTE HAYAT BUDUR…”

Son söz olarak diyebiliriz ki, kimi zaman satranç gibi sakin, ağır; kimi zaman da tavladaki gibi canlı ve heyecanlı olmak gerekir hayatta. Ama ŞANS mutlaka olmalı!

Tavla ya da satranç… Peki sizin oyununuz hangisi?

 

BENZER HABERLER
YORUM YAPMAK İSTERMİSİNİZ?(Yorum Yok)

Diyar-i Türk
sosyalsosyalsosyalsosyalsosyalsosyal